Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/432 E. 2013/1366 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/432
KARAR NO : 2013/1366
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda red talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen ihalenin feshi davası sırasında davacı tarafından 24.09.2012 tarihli dilekçe ile “…ihalesinin feshi talep edilen taşınmaza ilişkin olarak başka dosyada verilen ret kararı nedeniyle sıhhatli karar veremeyeceğinden tarafsız olmadığı…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen hâkim…n, “… ret sebebinin kanuna uygun olmadığı, ancak, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’na şikayet edilmesi nedeniyle tarafınca dosyada düzeyli ve sağlıklı yargılama yapılamayacağı…” yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından “…taraflar arasındaki başka bir dosyada aynı hâkim karafından karar verilmesi veya ara karar nedeniyle hâkimin reddedilemeyeceği, reddi hâkim nedenlerinin bulunmadığı…” gerekçesiyle talebin REDDİNE ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, hâkimin reddi için ileri sürülen hususlar H.M.K.’nun 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Hâkimin taraflar arasındaki bir başka davada karar vermesi, bu davada tarafsılığını şüpheye düşüren veya kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olmak yahut iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması olarak değerlendirilemez. Yine yargılamanın devamı sırasında, taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabii hâkim ilkesini de zedeleyecektir. Bu nedenle, konuyu inceleyen mercinin kararı usûl ve kanunlara uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.