YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11552
KARAR NO : 2011/13369
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların “… Ticaret” işletme adı altında adi ortaklık biçiminde çalıştıklarını, müvekkilinden aldıkları tesisat malzemesi karşılığında 3.500 TL bedelli çeki verdiklerini, çekin karşılıksız çıktığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davada Osmaniye mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı …’nin diğer davalının babası olup, dükkanla hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, alışverişle ilgili çek verildiğini, çekin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı, davalının borç ilişkisini kabul ettiği ve borcu zamanaşımına uğramış çek dışında başka bir şekilde ödemediği yönünde beyanda bulunduğu, davalı …’nin 2006 yılında ticareti terkettiği, adı geçenin diğer davalıya ait ticari işletmeyi temsil ettiği ya da onun adına borçlandırıcı işlem yapmaya yetkili olduğuna dair delil sunulamadığı gerekçeleriyle davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulüyle takibe itirazının 3.500 TL üzerinden iptaline ve %40 icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Osmaniye Defterdarlığı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 12.05.2010 tarihli cevabi müzekkeresinde “… Ticaret Adi Ortaklığı” adı altında bir mükellefiyet kaydının bulunduğu ve ortaklarından birinin de … vergi nolu … olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan takibe dayanak yapılan fatuların da “… Ticaret-…-…” adına ve adı geçen adi ortaklığın da vergi nosu belirtilerek düzenlendiği görülmüştür. Bu durumda davacı … yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan adi ortaklık ticari işletme hükmünde olup yasal faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.