YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16390
KARAR NO : 2011/2147
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5403 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırılması yapıldığını ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, ancak 101 ada 1 parsel içinde bulunan ve ekli 12 adet krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sınırlandırılmasının iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasını ve 101 ada 1 parsele eklenerek orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Kadastro sırasında çekişmeli 152 ada 14 parsel sayılı taşınmaz nitelik, yüzölçümü ve malik haneleri boş bırakılarak ve 2007/6 esas sayılı dava dosyası ile itirazlı olduğu bildirilerek sınırlandırılmış ve zilyedi tespit edilmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuş ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddiyle çekişmeli taşınmazın tarla niteliğiyle davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi, katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5403 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1) Orman Yönetimi temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığa göre yerinde görülmeyen Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Hazinenin temyiz itirazlarını gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Söyle ki; dava Orman Yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılmış ise de yargılama sırasında Hazine davaya katıldığına göre davalılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşulların araştırılması zorunludur.
Mahkemece böyle bir araştırma yapılmamıştır.
Bu nedenle yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.