YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14635
KARAR NO : 2011/67
KARAR TARİHİ : 17.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … VE ARK.
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ- …
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2000 gün 2000/6332-7109 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli taşınmaz, 1986 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Tespit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 Sayılı Yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 Sayılı Yasanın 7/4. maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tespit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. Tespit dışı bırakılan bir yerin Medeni Yasanın 639/1. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 1986 yılı ile temyize konu davanın açıldığı 10.10.1995 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün 1996/8-768 E. – 1997/100 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E. – 129 K. Sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama Dairemizde ve Hukuk Genel Kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat niteliğini almış bulunmaktadır. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın Hazine yönünden kabulüne ve dava konusu fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 29346,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.