Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/14237 E. 2011/100 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14237
KARAR NO : 2011/100
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, Yalova İli Altınova İlçesi Kaytazdere Köyü 1906 parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığından davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davalılar vekili 02.04.2009 tarihli dilekçe ile, taşınmaz bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle hazine adına tesciline, taşınmaz bedelinin depo ettirilmesin dair talep yönünden usulünce açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp 25.02.1950 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 24.09.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile bu tahdide ilişkin itirazları incelemek ve 2896 Sayılı Yasaya göre yapılıp 22.07.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 19.08.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulamaları vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastrosu komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1744 sayılı yasaya göre 1979 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür

-2- 2010/14237 – 2011/100

kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalıların araziyi satın alırken ödedikleri bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendilerine satan kişiden geri almasının mümkün olduğu gibi davalılar tarafından bedele ilişkin olarak usulünce açılmış bir davada tartışılacağı gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 17/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.