Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/2316 E. 2013/6170 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2316
KARAR NO : 2013/6170
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 21.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı geldi, davacı … vekili Avukat … geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 20.07.2007 tarihinde; Uğurlu Köyü 114 ada 207 parsel sayılı 14000 m² yüzölçümündeki parselin, Temmuz 1980 tarihli 22 sıra numaralı orman tapusu içinde kaldığı, sözü edilen tapu kaydının 14.000,00 m2 olduğu halde, kadastro çalışmaları sırasında sehven 7646,23 m²’lik kısmının davalı … adına tespit ve tescil edildiği, geri kalan kısmının ise tesbit görmediği, bu nedenle tapu kaydı kapsamındaki çekişmeli 114 ada 207 sayılı parselin davalı adına yolsuz oluşan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmış,
Kadastro hâkimliğince, 114 ada 207 parselin tahdit gören ve kesinleşen orman parseli olup kadastro tutanağı düzenlenmediği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararıyla asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, dava konusu edilen yerin … Köyü 114 ada 21 nolu parsel içerisinde kaldığı saptanarak, parsel malikleri davaya dahil edilmiş, mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 114 ada 21 nolu parselin bilirkişi krokisinde “a” ile gösterilen 6408,50 m²’lik bölümünün bu taşınmazdan tefrikine ve ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısmının aynı parsel numarası ile dahili davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalılar tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması yine, 1993 yılında yapılıp 26.09.1994 tarihinde ilân edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
1998 yılında yapılıp 16.06.1999 ilâ 15.07.1999 tarihlerinde ilân edilen kadastroda çekişmeli Esmehanım Köyü 114 ada 21 sayılı parsel 22378,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz 368 tahrir numaralı vergi kaydıyla … ve arkadaşları adına tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın toplam yüzölçümünün 14054,73 m2 olduğu, bunun 7646,23 m2 bölümünün Uğurlu Köyü, 114 ada 207 parsel içinde, geri kalan 6408,50 m2 bölümünün ise Esmehanım Köyü 114 ada 21 sayılı parsel içinde kaldığı 1959 memleket haritasında yeşil renkli yapraklı ağaç sembolü ile gösterildiği, taşınmazın %35-40 eğimli eylemli orman ağaçları ile kaplı yer olduğu bildirilmiş, 114 ada 207 sayılı parsel için tesbit tutanağı düzenlenmediği gerekçesiyle, bu
parsele ilişkin dava ayırt edilerek, görevsizlik ile Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, 114 ada 21 sayılı parsele ilişkin dava ise elde tutulmuş, parselin krokisinde (A) ile gösterilen 6408, 50 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın kabulü ile, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, karar verilmişse de,
Orman Yönetimi tarafından davalı sıfatıyla …, …, … ve … aleyhine 20.07.2007 tarihinde, tapuda davalılar adına kayıtlı … Köyü 114 ada 21 sayılı parselin kesinleşmiş Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla açtığı davanın kabulüne, çekişmeli 114 ada 21 sayılı parselin krokisinde (B1) ve (B2) ile gösterilen sırasıyla 6.109,3 m2 ve 1860,95 m2 yüzölçümündeki bölümlerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, geri kalan ve krokide (A) ile gösterilen 14462,62 m2 yüzölçümündeki bölümün ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.01.2013 gün ve 2007/224-10 sayılı kararının, henüz taraflarına tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Aynı yere ilişkin birisi tebliği aşamasında asliye hukuk mahkemesin görülen tapu iptal tescil, birisi de kadastro mahkemesinde görülen derdest iki ayrı dava bulunduğu, esasen, 114 ada 21 sayılı parsele ilişkin dava derdest iken 20.07.2007 tarihinde aynı yer için Orman Yönetimi tarafından açılan dava, 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi gereğince, zaten derdest olan kadastro tesbitine itiraz davasına katılma niteliğinde olduğu, aynı yere ilişkin aynı taraflar arasındaki davalar arasında fililî ve hukukî irtibat bulunduğu, davanın birinin sonucunun diğerini etkileyeceği bu nedenle, asliye hukuk mahkemesinde sonuçlandırılmış tapu iptal tescil davasının somut olayın çözümü için Hukuk Muhakemeleri Kanunun 165. maddesi gereğince bekletici sorun olarak kabulüyle, bu davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir.
Diğer taraftan, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlenen bölümleri hem şeklen hemde, miktar olarak, asliye hukuk mahkemesinin 09.01.2013 gün ve 2007/224-10 sayılı dosyasında ve kararında farklı, eldeki dosyadaki bilirkişi raporlarında farklıdır. Bu çelişki nedeniyle kesinleşmiş orman kadastro haritasının yöntemince uygulanıp uygulanmadığı konusunda da tereddüt oluşturmaktadır.
O halde, mahkemece dava konusu yerin ve tarafların aynı olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinin 09.01.2013 gün ve 2007/224-10 sayılı kararının kesinleşmesi sorunu, somut olay için bekletici mesele olarak kabul edilmeli, sözü edilen mahkeme kararının kesinleşmesi ya da başka şekilde neticelenmesinden sonra, oluşacak duruma göre, şayet asliye hukuk mahkemesi kararı bu şekilde kesinleşirse, eldeki dosya için kesin hüküm oluşturacağı da gözetilerek bir karar verilmeli, bu dosyada tebligat işlemlerinin yapılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeli, ya da başka bir karar verilmesi halinde, kesinleşen orman sınır hattının sözü edilen her iki dosyada farklı farklı uygulandığı da dikkate alınarak, çelişkilerin giderilmesi için, uyman bilirkişiler aracılığıyla orman sınır hattı gerekirse yeniden uygulanmak suretiyle, çekişmeli 114 ada 21 sayılı parselin kesinleşmiş orman sınır hattına göre konumu tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli, parselin kesinleşmiş orman sınırları içinde kalan bölümüne iilişkin davanın kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz eden Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler vekili Yargıtaydaki duruşmada hazır olmadığından, yararlarına avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde 28.05.2013 günü oy birliği ile karar verildi.