YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9777
KARAR NO : 2010/3636
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirket ile dava dışı … Sağlık Ürün.İth.İhr.San.Tic.A.Ş arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinde müvekkili şirketin o dönemdeki şirket müdürü …’ın imzasıyla borç altına girdiğini, bu kişinin ayrıca şahsi kefalet verdiğini ve sözleşmenin teminatı olarak 46 adet senedi imzalayarak teslim ettiğini, oysa şirketin ana sözleşmesi ve imza sirkülerinde şirket müdürünün oybirliği ile alınmış ortaklar kurulu kararı bulunmaksızın şirketi borç altına sokamayacağının yer aldığını, böyle bir kararın alınmadığını belirterek dava dışı … Sağlık Ürün.İth.İhr.San.Tic.ve A.Ş.lehine verilmiş kefaletin geçerli bulunmadığını ve bu nedenle müvekkilinin 1.902.589 EURO borcu olmadığının tespitine, davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından kefalet altına sokulduğunu, temsil yetkisinin sınırlamasının TTK.nun 321.maddesinde belirtildiği gibi iyiniyetli kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğini, kendilerinin iyiniyetli olduğunu, davacı şirket müdürünün finansal kiralama sözleşmesi akdetme konusunda yetkili kılındığını, davacı şirketin %50 payının dava dışı finansal kiracı şirketlere ait olup, davacı ile maddi hukuki ve organik ilişki içinde olduğunu, her iki firmanın finansal kiralama sözleşmelerinde birbirleri lehine çapraz kefaletleri bulunduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı şirketin finansal kiralama sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yetkili olan müdürünün attığı imzadan dolayı şirket ana sözleşmesi ve imza sirkülerinde yer aldığı üzere ortaklar kurulunun oybirliğiyle alınmış işlemin onayını içeren kararı bulunmadığından sorumlu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu edilen senetler nedeniyle (46 adet senet 1.902.589 Euro tutarlı) davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.