Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/7547 E. 2012/9222 K. 18.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7547
KARAR NO : 2012/9222
KARAR TARİHİ : 18.06.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi dava dilekçesi ile; … köyünde 3402 sayılı Yasanın, 5304 sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmalarında orman alanlarının kısmî ilâna çıkartıldığını, … köyü sınırları içinde bulunan 106 ada 1 parsel numarası ile tesbit edilen orman parseline komşu bulunan 2408-2423 OS noktalarının batısında kalan taşınmazın orman sınırı içinde kalması gerekirken, kültür arazisi olarak tesbit gördüğünü, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, işlemin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra yapılan arazi kadastrosunda, dava konusu alan içinde bulunan taşınmazlar kadastro müdürlüğünce malik hanesi açık olarak davalı şerhi ile tesbit edilerek tutanağı mahkemeye gönderilmiştir. Davacı …, asliye hukuk mahkemesine verdiği dilekçe ile, Orman Yönetiminin 106 ada 1 nolu orman parseli ile irtibatlı olarak açmış olduğu davanın reddi gerektiğini, tapulu 4 parça taşınmazın kadastro çalışmalarında yüzölçümlerinin eksik uygulanarak tesbit edildiğini, eksik kalan bu taşınmazların 106 ada 1 nolu orman parseli sınırları içine alındığını iddia ederek, adlarına tesbit görmeyen bu kısımlar yönünden, kayıtların yeniden uygulanarak eksik kalan yerlere ilişkin orman kadastrosunun iptali ile Ziya Aydın evlatları …, …, … adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Asliye hukuk mahkemesince; … tarafından açılan davanın kadastro mahkemesinde görülmekte olan davaya katılma niteliğinde olduğunu açıklayarak görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya kadastro mahkemesinde devam edilmiştir. Kadastro mahkemesince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı … Yönetiminin davasının reddi ile dava konusu 160 ada 1, 164 ada 19, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 32 parsellerin tesbit gibi tesciline, birleşik davacı …’ın davasını süresinden sonra açtığı gerekçesiyle, davasının görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Özcan ve … tarafından 160 ada 1 nolu taşınmazda kendilerinin de hisselerinin bulunduğu gerekçesiyle ve davacı … Yönetimi ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı … Yönetiminin davasının reddi ile dava konusu 160 ada 1 parselin, 164 ada 19, 22, 23, 24, 25, 26, 27 ve 32 parsellerin tesbit gibi tesciline, birleşik davacı …’ın davasını süresinden sonra açtığı gerekçesiyle, davasının görev yönünden reddine karar verilmiş ise de,
2012/7547 – 9222
yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı … Yönetimi, kısmî ilân süresi içinde, 2408 ilâ 2423 OS noktalarını bağlayan hattın batısında kalan bölümü işaret ederek orman kadastrosuna itiraz etmiş, yapılan genel arazi kadastrosunda, dava konusu alan içinde bulunan taşınmazlar kadastro müdürlüğünce malik hanesi açık biçimde davalı şerhi ile tesbit edilerek tutanakları mahkemeye gönderilmiştir. Davacı …’ın dava konusu yaptığı taşınmaz ise, 21.10.2009 havale tarihli dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere, 2408 ilâ 2423 OS noktalarını bağlayan hattın batısında kalan bölümdür. Bu durumda, davacının dava konusu yaptığı taşınmazlar ile davacı … Yönetiminin davalı kıldığı taşınmazlar aynıdır. Çekişmeli parseller davalı olduğundan, gerçek kişinin davası, Orman Yönetimince açılan davaya katılma niteliğindedir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmî ilân süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle, dava konusu taşınmazlar hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece kadastro sırasında çekişmeli parsellere uygulanan tapu kayıtları ile davacı …’ın tutunduğu tapu kayıtları uygulanarak, çekişmeli taşınmazlara uyup uymadığı ve kapsamları belirlenmemiş, usulünce orman araştırması yapılmamıştır.
O halde, mahkemece; çekişmeli parsellere kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtları ile davacı …’ın tutunduğu tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm tedavüllerinin, varsa krokilerinin getirtilip, tapu kaydı revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü parselleri bir arada gösterir birleşik kroki ile tesbit tutanakları, revizyon görmemiş ise, işleme tâbi tutulmayan belgelerden kabul edilip edilmediği belirlenmeli, tapu malikleri ile taraflar arasında akdî veya irsî ilişki kurulmalı, varsa revizyon gördüğü parselleri dıştan çevreleyen komşu parsel tutanak ve dayanakları, 1969 tarihli hava fotoğrafından daha eski tarihli hava fotoğrafı ve bundan elde edilen memleket haritasının getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte,hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanarak, uygulamada, varsa kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kayıtlarının kapsamı fen bilirkişi tarafından belirlenerek, kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tesbit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava
2012/7547-9222
konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, davalılar Özcan ve …’nın çekişmeli 160 ada 1 nolu taşınmazın kullanıcısı durumunda bulundukları halde, bu davalılar hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 18.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.