YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3556
KARAR NO : 2022/14742
KARAR TARİHİ : 14.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10.maddesi ile TCK’nın 53.maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
1)Katılanın beyanına göre hırsızlık eyleminin 01:00 sıralarında gece vakti gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması,
2)Soruşturma aşamasında sanığın polis merkezine çağrıldığında suça konu telefon ile birlikte gelerek telefonu görevlilere verdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) 1 nolu bozma nedenine göre; 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde TCK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.