YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9020
KARAR NO : 2010/11748
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan diğer davalıların da müteselsil kefil sıfatı ile yer aldıkları kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili ve davalı gerçek kişiler davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen 5.10.2007 gün 2006/299 Esas 2007/410 karar sayılı hüküm davalılar vekilinin temyizi üzerine dairemizin 6.11.2008 gün 2008/3087 esas 2008/10702 karar sayılı ilamı ile ilamda belirtilen gerekçelerle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak muhasebeci bilirkişiden rapor alınmış, İİK’nun 45.maddesi hükmü gözetilerek borçlu şirket hakkındaki davanın reddine, kefiller hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 55.000 TL asıl alacak 6.169,63 TL işlemiş faiz ve fer’ileri ile değişen oranlarda avans faizi ile birlikte takibin devamına 20.000 TL icra inkar tazminatının davalılar…ve …’dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 6.11.2008 gün 2008/3087 esas, 2008/10702 karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de bozma kararından sonra muhasebeci bilirkişiden alınan raporun da Yargıtay denetimine imkan verecek ayrıntıyı içermediği görülmektedir.
Yapılacak iş aralarında bankacı bilirkişilerinde bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak kat tarihi itibari ile bankanın alacağının belirlenip, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren de temerrüt faizi uygulanarak takip tarihi itibari ile banka alacağının belirlenmesi ve usuli kazanılmış hak da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
Öte yandan kabule göre de işlemiş faize takip tarihinden itibaren BK’nun 104/son maddesine aykırı olacak şekilde faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi borçlu şirket hakkındaki dava reddedilmiş ve şirket yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.