YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/721
KARAR NO : 2013/1272
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde … Köyü 1269, 1270, 1271 ve 1275 sayılı sırasıyla 323,05 m2, 337,40 m2, 345,86 m2 ve 382,85 m² yüzölçümlü taşınmazların, davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapularının tamamının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve 1269, 1270, 1271 ve 1275 nolu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, taşınmazların tamamına yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 28.08.2008 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Tapu iptal ve tescil kararına yönelik temyiz itirazları yönünden:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 1269, 1270, 1271 ve 1275 parsel sayılı taşınmazların tamamının kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazların tapu kayıtlarının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı gerçek kişinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca, mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar, davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlıdır. Davalı gerçek kişi, dava tarihinden önce taşınmazlar üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmazlara haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup, elatmanın önlenmesine ilişkin hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde gösterilen nedenler ile davalı gerçek kişi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile taşınmazların tapu kayıtlarının iptali yönünde kurulan usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) İki numaralı bentde gösterilen nedenler ile davalı gerçek kişi vekilinin elatmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 14/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.