YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4641
KARAR NO : 2010/13871
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 4.11.2009
No : 151-598
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında teknik hizmet sözleşmesi (1.7.2007 tarihli) imzalandığını, bu sözleşemeye göre müvekkilinin davalının işlettiği alışveriş merkezine ücret karşılığı teknik personel temin ettiğini, davalının 13.6.2007 tarihli ihtarı ile alışveriş merkezinin satılması sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşme hükümlerine aykırı davranan davalının personelin kıdem ve ihbar ücretlerini ödemekten kaçındığını, sözleşme gereği 1.2.2007 ile 30.5.2007 tarihleri arasında teknik personelin hak edişlerinin (ihbar tazminatları) davalı tarafından ödenmesi için müvekkilince 27.6.2007 tarihli ihtarın çekildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, girişilen icra takibine yönelik itirazın da haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamadığını sözleşmenin … ve … tarafından birlikte imzalanması gerekirken yalnızca …’in imzasını içerdiğini, bir an için sözleşmenin varlığı kabul edilse bile alışveriş merkezinin 25.5.2007 tarihinde …Emlak Yatırım İnş ve Tic AŞ’ne satıldığını bu hususu davacının da bildiğini, gerek mülkiyetin devri gerekse işletme hakkının devrinin alacağın temliki hükümlerinde olup artık devam eden işlerden ve ticaretten de yeni şirketin sorumlu olduğunu davacının bu yeni şirketle hizmet işine devam etmeyip müvekkiline fatura kesmesinin ve sözleşmeyi feshetmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde davalı vekilinin çift imza savunmasının MK madde 2’ye aykırı olduğu alışveriş merkezi satıldıktan sonra davacının bir ay boyunca sözleşme gereği hizmet vermeye devam ettiği, 30.6.2007 tarihinde …AŞ’nin isteği üzerine hizmete son verildiği, bir başka ifade ile iş akdinin devralan şirket tarafından feshedildiği bu durumda benimsenen bilirkişi raporuna göre de ihbar tazminatından son işveren sıfatı ile …AŞ’nin sorumlu olduğu davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dosyaya bir örneği sunulan 1.2.2007 tarihli Teknik Hizmet Sözleşmesi uyarınca davacının davalının işyerinde çalıştırdığı işçiler için ödediği ihbar tazminatlarının rücuen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Bu itibarla uyuşmazlığın çözümünde anılan sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan 4857 sayılı kanun hükümleri ile ilgili değerlendirmeler somut olaya uygun düşmemektedir.
Davalı tarafından keşide edilen 13.6.2007 tarihli ihtarnamenin 3.satırında “işletmenin devredildiği istenirse yeni işletme ile sözleşme ilişkisine devam edilebileceği aksi takdirde teknik hizmet sözleşmesinin feshedildiği” ihtar edilmiş davacı tarafın 27.6.2007 tarihli cevabi ihtarnamesinin 2.bendinde ise “davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 7 ve 13. maddeleri uyarınca işçilere ödenen ihbar tazminatlarından sorumlu olduğu” belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece dava konusu teknik hizmet sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmiş olması nedeniyle anılan sözleşmenin 7 ve 13.maddeleri uyarınca işçilere ödenen tazminatlardan davalının sorumlu olduğu ve davacının rücuen talep ettiği ihbar tazminatı talebinin değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.