Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2117 E. 2010/3177 K. 23.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2117
KARAR NO : 2010/3177
KARAR TARİHİ : 23.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca girişilen icra takibi neticesinde yapılan ödemenin icra dosyası borcundan düşülmediğini, bu nedenle müvekkilinin mağdur olduğunu ileri sürerek takip dosyasına istinaden 05.03.2002’de yapılan 4.000.000.000 TL ödemenin ödeme tarihi olan 05.03.2002 tarihinden itibaren %70 faizi ile hesap edilerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, haciz sırasında verilen 4.000.000.000TL’lik çekin tutanağa geçtiğini, müvekkilinin hiçbir zaman bunun aksini iddia etmediğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama ,toplanan deliller neticesinde davanın kabulüne, takip dosyasına istinaden 05.03.2002 tarihinde yapılan 4.000.000.000 TL’lik ödemenin ödeme tarihi olan 05.03.2002’den itibaren %70 faizi ile hesap edilerek borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu kambiyo senetlerine mahsus yolla girişilen 30.05.2001 tarihli icra takibinde 19.100.00 TL çek bedeli ve işlemiş faiz ve fer’ilerinden oluşan toplam 21.708.30 TL’nin tahsili istenmiş ve davacı borçlu tarafından 05.03.2002 tarihli haciz sırasında 4.000 TL miktarlı çek verilerek takip konusu borcun bu kısmının ödendiği ve bu hususun haciz tutanağına geçirildiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Takip sırasında yapılan bu ödeme davalının da kabulündedir.
Başka bir anlatımla davalı dava konusu ödemeyi inkar etmemektedir. Bu durumda mahkemece takip sırasında yapıldığı anlaşılan bu ödemenin takip sonucunda icra müdürlüğünce mevcut borçtan düşülerek hesaplama yapılacağı ve böylece sözü edilen ödeme yönünden ayrıca bir menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.03. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.