YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1442
KARAR NO : 2011/5005
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
…. Köyü 109 ada 23 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde davalı …’in kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ayrı ayrı açtıkları davalarda, dava konusu taşınmazların … mirasçılarının kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile …mirasçılarının kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davalar birleştirildikten sonra davaların kabulüne ve dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde zilyet olarak adına tespit yapılan davalı …’in adına ilaveten davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’in adının zilyet olarak yazılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3302 sayılı Yasaya göre 1991 yılında yapılıp 21.02.1991 tarihinde askı ilanı yapılarak 22.08.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince … mirasçılarının kullanımında bulunduğunun anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmaz yönünden infazda duraksama yaratacak şekilde iki ayrı hüküm kurulması ve dava konusu parsellerin tutanakları davalı olarak gönderildiği halde, sicil oluşturulacak şekilde karar verilmemesi ile birleşen 2010/107-35 sayılı dosyanın davacılarının karar başlığında gösterilmemesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, karar başlığının davacılar bölümüne “…, …, …, …, … ve …” adının eklenmesi, hüküm fıkrasının 1.
ve 2. bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak, bunun yerine birinci bent olarak “1-109 ada 23 ve 109 ada 42 sayılı parsellere ilişkin açılan davaların kabulüne, ….mevkiinde kain 109 ada 23 ve 109 ada 42 parsel sayılı mülkiyeti Hazine adına kayıtlı olan taşınmazların beyanlar hanesinde kullanıcı olarak adına tespit yapılan davalı …’in adına ilaveten davacılar… oğlu …, … kızı …, … oğlu …, …kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …, … oğlu …’in adının kullanıcı olarak yazılmasına ve 109 ada 23 ve 42 sayılı parsellerin Hazine adına tapuya tesciline,” cümlesinin yazılması ve diğer bentlerin takip eden sıra numarası ile devamına suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.