Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/893 E. 2013/1575 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/893
KARAR NO : 2013/1575
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, dava dilekçesinde … (…) Köyü 295 nolu 31280 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın 4674,782 m²’lik alanının kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, 4674,782 m²’lik alanın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın 4674,782 m²’lik alanının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve orman kadastro haritasında kordinatları belirtilen, teknik bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen 3421,300 m²’lik alanının ve (A4) harfi ile gösterilen 1253,482 m² alanının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescili ile müdahalenin önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.2008 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B ile 1982 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastro çalışması vardır.
1-İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonrası düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin (A2) ve (A4) ile gösterilen bölümlerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı belirlenerek bu bölümlere ilişkin davanın kabulüyle bu bölümlerin tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orman tahdidi içinde kalan (A2) 3563.03 m² ve (A4) 1353,70 m² olarak hesaplandığı halde, hüküm fırkasında (A2) için 3421.300 m², (A4) için 1253,482 m² olarak eksik hesapla hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinde bulunan “A2 harfi ile gösterilen orman kadastro haritasında taralı” ifadesinden sonra gelen “3421,300 m²”nin çıkarılarak yerine “3563,03 m²”nin ve “(A4) harfi ile gösterilen orman kadastro haritasında taralı” cümlesinden sonra gelen “1253,482 m²”nin çıkarılarak yerine “1353,70 m²”nin yazılması suretiyle hükmün tapu iptali ve tesciline yönelik olarak düzeltilmesine ve 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K’.nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2- Davalı …’in, elatmanın önlenmesine yönelik temyiz istemine gelince; mahkemece, davalının taşınmaza müdahalesinin men’ine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Türk Medenî Kanununun 683. maddesi uyarınca, mülkiyet hakkı bulunan malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde yararlanma, kullanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yine, aynı hüküm uyarınca, haksız bir elatma varsa, anılan hüküm, malike her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi de tanımıştır. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davalı, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf ettiğinden, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir elatmasından söz edilemez. Bu itibarla, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğundan davalı gerçek kişinin müdahalenin men’i kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 19/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.