YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2786
KARAR NO : 2011/13356
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusuz kalmış olması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili yetkililerinden birisinin müvekkili olduğu dava dışı … … AŞ. ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, adı geçen şirketin borcu nedeniyle keşidecisi … … Ltd. Şti., lehdarı ise … … AŞ. olan 10.000 TL bedelli çekin müvekkilince şirket nam ve hesabına imzalanarak davalı şirkete ciro edildiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine davalının müvekkili aleyhine takip başlattığını, oysa müvekkilinin çekte şahsi cirosunun ve imzasının bulunmadığını, … … AŞ, tarafından çeke onay ve icazet verilerek sorumluluğun şirkette olduğunun kabul edildiğini, çekin şirket defterlerine kaydedildiğini, müvekkilinin çekten dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nun 321. maddesi uyarınca anonim şirketlerde aksi kararlaştırılmadıkça çift imza kuralı bulunduğunu, davacı şirketin iki imza ile temsil edildiğini, TTK’nın 590. maddesi uyarınca davacının şahsen sorumlu olduğunu, dava dışı şirketin borcu benimsediği iddiasının müvekkilini ödeme güçlüğü içinde olan şirketle başbaşa bırakmak amacına yönelik olduğunu, bu arada dosya borcunun ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı şirket tarafından davacı tarafından tek imza ile cirolanan çeke icazet verilmek suretiyle çek bedelinin ödendiği ve bu yönde İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline karar verildiği, davanın konusuz kaldığı ve dava açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçeleriyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından takip konusu yapılan çek nedeniyle alacak talep edildiğini, şirket temsilcisi olarak imza atan kişinin şahsi sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek … 2. İcra Müdürlüğünün 2010/4495 sayılı takip dosyasına konu olan çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, takibin davacı yönünden iptaline karar verilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı …, … … AŞ.’yi tek başına temsil yetkisi bulunmadığından TTK’nın 590. maddesi uyarınca şahsen sorumludur. Davalıya çeki ciro eden … … AŞ. tarafından icra dosyasına ödeme yapılmışsa da menfi tespit davasında dava tarihi itibariyle haklılık durumuna göre yargılama giderine hükmedilmelidir. Ödeme nedeniyle dava konusuz kalsa bile dava açılmasına davalı sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.