YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2555
KARAR NO : 2013/6116
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 26/11/2012 gün ve 2012/4037 – 13227 E.K. sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Daylı Köyü 116 ada 5 parsel sayılı 1224 m2 yüzölçümündeki fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz, belgesiz zilyetlik nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, orman iddiasıyla; diğer davacılar ise, dayandıkları K.sani 1935 tarih 11 numaralı tapu kaydının murisleri … ile … adına mütesaviyen tapuda kayıtlı olduğu, tapu kaydı nedeniyle taşınmazın … ve … adına tesbiti gerektiği iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddine, davacıların davasının kabulüne, taşınmazın 20 pay oranında davacılar adına, 20 pay oranında dahili davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/12/2005 gün ve 2005/13779- 15451 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Kadastro sırasında Daylı Köyü, 116 ada 5 sayılı parsel belgesizden fındık bahçesi niteliği ile … adına tesbit edilmiş olduğu, davacı … Yönetimince; taşınmazın orman olduğu, davacı gerçek kişilerce ise, tapu kaydına dayanılarak taşınmazın kendilerine ait olduğu iddiası ile dava açıldığı, mahkemece; taşınmazın orman niteliğinde olmadığı saptandığından Orman Yönetiminin davasının reddine, gerçek kişi davacıların (dayandıkları K.sani 1935 tarih 11 numaralı tapu kaydının dava konusu 116 ada 5 parsel ile dava dışı 116 ada 11 parseli de kapsadığı kabul edilerek) davasının kabulüne ve dava konusu taşınmazın 20 pay oranında davacılar adına, 20 pay oranında dahili davalı … adına tapuya tesciline karar verilmişse de, Dairece; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının taşınmazın resmî belgelerde orman sayılamayan yerlerden olduğunun belirlenmesi nedeniyle reddine, davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının taşınmazın geldisi yönünden yeniden araştırma ve inceleme yapılması, dayanılan tapu kaydı ile komşu parsel kayıtlarının uygulama eksikliğinin giderilmesi] gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan keşif ve uygulamada; davacıların dayandıkları K.sani 1935 tarih 11 numaralı tapu kaydının dava konusu 116 ada 5 parsele uymadığı ve dava dışı 116 ada 1 parsel ile 103 ada 8 parseli kapsadığı, yapılan temlikname niteliğindeki vasiyetnamenin geçerli olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin 2000/106 Esas 2001/35 Karar sayılı dosyada davacıların vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak açtıkları davanın reddine karar verildiği, böylece davalarını ispat edemedikleri kabul edilerek davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 19/01/2012 tarihli Ek kararında; “Mahkemenin önceki kararını temyiz eden Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının Dairece reddedildiği ve bu hususun kesinleştiği anlaşıldığından, bozma sonrası görülen davada yönetimin taraf sıfatını yitirdiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine,” karar verilmesi üzerine, Orman Yönetimi bu kez süresi içerisinde Ek kararı temyiz etmiştir.
Dairece 26/11/2012 gününde dosyanın yapılan temyiz incelenmesinde; maddî yanılgı sonucu olarak davacılar vekilinin Ek karar öncesinde mahkemeye sunduğu temyiz dilekçeleri dikkate alınmamış, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesi üzerinden inceleme yapılarak Dairenin 26/11/2012 gün ve 2012/4037-13227 E.K. sayılı kararında; [Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olmasına ve bozmanın kapsamının dışında kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA] karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu usûlî eksikliği farketmesi nedeniyle dosya yeniden temyiz incelemesi için Daireye gönderilmiş. Daire kararının davacı tarafa tebliği üzerine davacılar vekili temyiz dilekçelerindeki nedenlerle Daire kararın düzeltilmesini ve yerel mahkeme kararının bozulmasını karar düzeltme yolu ile istemişlerdir. Dairenin, davacılar vekilinin yerel mahkemenin Ek kararından önce mahkemeye sundukları temyiz dilekçelerini dikkate almadan inceleme yapması maddî yanılgıya dayalı olduğundan davacılar vekilinin bu yönde mahkemeye sundukları karar düzeltme istemlerinin kabulü ile temyiz dilekçelerinin içeriğinin incelenmesine geçilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine ilişkin istem, karar düzeltme yolu ile Dairece kabul edilerek sonuçlandırıldığından ve daha öncede Dairece Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına 26/11/2012 gününde karar verildiğinden, iki ayrı onama kararı infazda zorluk oluşturacağı düşünülerek Dairenin 26/11/2012 gün ve 2012/4037-13227 E.K. sayılı onama kararının kaldırılarak düzeltmesi yolu ile birlikte yazılmasına karar verilmek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca işlem yapılıp, hüküm kurulmuş olmasına ve bozmanın kapsamının dışında kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkemenin 19/01/2012 günlü EK kararının ONANMASINA, davacıların temyiz itirazları yönünden ise, incelenen dosya kapsamına mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra yapılan keşif ve uygulamada; davacıların dayandıkları K.sani 1935 tarih 11 numaralı tapu kaydının dava konusu 116 ada 5 parsele uymadığı ve dava dışı 116 ada 1 parsel ile 103 ada 8 parseli kapsadığı, asliye hukuk mahkemesinin 2000/106 Esas 2001/35 Karar sayılı dosyada davacıların vasiyetnamenin iptaline ilişkin olarak açtıkları davanın reddine karar verildiği, yapılan temlikname niteliğindeki vasiyetnamenin geçerli olduğu ve mahfuz hisseye yönelik bir iddiaları da olmadığı, davacıların davalarını ispat edemedikleri ve yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkemenin 14/11/2011 günlü usûl ve kanuna uygun olan kararının ONANMASINA, Dairenin 26/11/2012 gün ve 2012/4037 – 13227 E.K. sayılı kararının bu şekilde DÜZELTİLMESİNE 27/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.