YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12193
KARAR NO : 2010/8462
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili işletme müdürlüğüne bağlı … İşletme Şefliği sınırlarında bulunan 544 nolu bölmedeki dikili ağaçlara pazarlıktan 01.05.2007 tarihinde kati teminat yatırarak almayı taahhüt ettiğini, 6521 sayılı … Satışı Tamimi uyarınca 60 gün içinde satışın yaptırılması gerektiğini, 60 günlük sürenin 02.07.2007 tarihinde dolmasına rağmen satışın yaptırılmadığını, davalının 12.07.2007 tarihinde müvekkiline başvurarak 08.07.2007 tarihinde çıkan orman yangını sonucu emvallerin tamamen yandığını bu nedenle satışı iptal ettirmek istediğini bildirdiğini, şartnamenin 36.maddesi uyarınca sel, deprem, yangın gibi sebeplerden dolayı meydana gelecek her türlü ürün zayiatı ve zararından idarenin mesul olmadığını belirterek müvekkilinin zararı olan 81.848.82 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şartnamenin 39.ve 40.maddeleri uyarınca davacının 02.07.2007 tarihinde kati teminatı irat kaydederek satışı iptal etmesi gerektiğini, bu tarihten itibaren davaya konu 544 nolu bölmenin mülkiyetinin tüm fayda ve zararları ile davacının mülkiyetine geçtiğini, bu nedenle 08.07.2007 tarihinde çıkan yangından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, zaten idarenin bu bölmedeki ağaçları yanmış olması nedeniyle odun olarak sattığını, müvekkilinin kati teminat yatırmasının amacı da müvekkilinin satışı yaptırmamasından dolayı idarenin işletme zararının karşılanması olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacı idarenin yangında telef olan orman emvali nedeniyle bu yangın çıkışı ile arasında illiyet bağı bulunmayan davalıdan zarar ve ziyan talebinde bulunamayacağı, davalının akde aykırı davranması nedeniyle davacının akdin feshi ve teminatın irat kaydedilmesi gibi sözleşmeden kaynaklanan ve sözleşmeye bağlı talepler ileri sürebileceği, davalının teminatının irat kaydedildiği, zaten bu hususta bir uyuşmazlık ve talep bulunmadığı, davacının talebinde haklı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için iki kez rapor aldırılmıştır. Raporlar arasında çelişki olduğu gibi, hükme esas alınan rapora davacı vekili tarafından gerekçeleri de belirtilmek suretiyle itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte bir rapor alınarak ve davacı vekilinin de itirazları değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.