Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9949 E. 2022/4078 K. 24.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9949
KARAR NO : 2022/4078
KARAR TARİHİ : 24.05.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.09.2021 tarihli ve 2021/231 Esas ve 2021/443 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 24/05/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı… vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı …, mirasbırakan babası …’in maliki olduğu 691 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü davalı …’a, 2 nolu bağımsız bölümü damadı dava dışı Hüseyin’e, onun da eşi davalı …’ye satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalıların da alım güçlerinin bulunmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiş, 08.10.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle 3 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı … karşı davasında, davalı …’ın 1 nolu bağımsız bölümün devrine ilişkin muvazaa iddiasını kabul ettiğinden 1 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada karşı dava tefrik edilerek eldeki dosya esasına kaydedilmiştir.
II. CEVAP
Davalı …, ilk celse davayı kabul etmiş, ikinci celsede ise açılan davayı tamamen kabul etmediğini, sadece ikinci kat bağımsız bölümdeki 82 m2’lik hissesini ağabeyine vermeyi kabul ettiğini bildirmiş; diğer davalı … taşınmazın bedeli karşılığında satın alındığını, 2 nolu dairenin inşaatını da dava dışı eşi ile birlikte yaptıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 12.11.2020 tarihli, 2019/3484 Esas ve 2020/5924 Karar sayılı kararı ile “…mirasbırakanın 1 nolu bağımsız bölümü davalı …’a, 2 nolu bağımsız bölümü davacının eşine devrettiği, 3 nolu bağımsız bölümü ise üzerinde bıraktığı, mirasçı …’ın açtığı davada davalının kabulünün eldeki davada esas alınamayacağı, kaldı ki …’ın 30.03.2011 tarihli celsede “Ben de yazılı beyanda bulunacağım süre verilsin, ben her ne kadar geçen celse davayı kabul ettiğimi beyan etmiş isem de, ben açılan davayı tamamen kabul etmiyorum, sadece 2. kat bağımsız bölümdeki 82 m2’lik hissemi ağabeyime vermeyi kabul ediyorum, dairem üzerine tedbir konulmuş ise kaldırılmasını talep ediyorum.” şeklinde beyanından 3 nolu bağımsız bölüm yönünden davayı kabul ettiği sonucuna varılamayacağı gibi dosya kapsamından da mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket etmediği açıktır. Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.09.2021 tarihli ve 2021/231 Esas ve 2021/443 Karar sayılı kararıyla; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, mahkeme kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu, Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/501 Esas sayılı davasının lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, Dairenin 2019/285 Esas sayılı ilamında davalının haksız bulunduğunu, bu nedenle muvazaa iddiasının kesinleştiğini, kendi adına kayıtlı 2 numaralı bağımsız bölümün temlikinin muvazaalı olmadığının da kesinleştiğini, bozma ilamında lehine sonuçlanan diğer davalardaki kararların ve kesinleşme şerhlerinin dikkate alınmadığını, tashihi karar taleplerinin de haksız olarak reddedildiğini, diğer kararlar ile çelişkili karar verilmiş olduğunu, mahkemenin diğer davanın dava dilekçesini özetlediğini, kendi dilekçesini özetlemediğini, temlikin muvazaalı olduğunu sunulan belgelerle ispatladığını, 2 numaralı bağımsız bölümün arsa payını babasından eşinin satın aldığını ve daireyi yaptığını, …ın zihnini bulandırdığını ve eşi ile arasının açılmasına sebep olduğunu, evi eşinden istediğini, onun da boşanma aşamasına gelmeleri üzerine yuvası yıkılmasın diye evi kendisine devrettiğini, asıl davayı …’a … açtırdığını ve haksız kazanç elde etmeye çalıştıklarını, murisin kendisine dahi bir ev yapamadığını, oturduğu evi babasının yaptırdığını, davalının 1 numaralı bağımsız bölümün kendisine muvazaalı olarak devredildiğini kabul ettiğini, mahkemenin lehlerine olan onlarca tanık beyanlarını, davalının kabul beyanını ve yasal delillerini görmediğini, bozmada …ın kabulünün eldeki davada esas alınmayacağı yönündeki yorumun yanlış olduğunu, bu davanın asıl davadan süregeldiğini, muvazaanın kabul edildiği kesin delilinin yok sayıldığını, …ın muvazaadan kurtarıldığını, kendisinin miras payından mahrum edildiğini, murisin mal kaçırma kastıyla hareket etmediğini söylemenin dosyanın tetkik edilmediğini gösterdiğini, karşı davanın süresinde açıldığını, müdahale talebinin de mahkemece kabul edildiğini, kendisinin ve eşinin, kendisinin miras payından mahrum kalması halinde buna sebep olan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunma ve dava açma haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. Muris muvazaasında 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
6.3. Değerlendirme
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3.) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.