YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2738
KARAR NO : 2011/12756
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile davacılardan … … Yönetim AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalıya kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının verilen kesin süreye rağmen ara kararda belirtilen yargılama giderlerini yatırmadığından davasını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile davacılardan … … Yön. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, “5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143. md. gereği karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına ” karar verilmiş ise de; davacı (temlik alan) … … Yönetim AŞ.’nin alacağı … AŞ.’den temlik aldığı anlaşılmaktadır.
Dairemiz 5766 sayılı Kanunun 11/c md. ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanununun 123/son maddesindeki harç istisnasını yurt dışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere uygulamakta ve bu yöndeki uygulamasını istikrarlı biçimde sürdürmektedir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih 2008/81 E. ve 2010/8 K. sayılı kararında da Dairemizin uygulamasını destekleyen gerekçelere yer verilmiştir.
Davacı … … Yön. AŞ., dava konusu alacağı … AŞ’den temlik aldığından, yukarıda açıklandığı üzere bankaların harçtan muafiyeti sınırlı işlemlerde öngörüldüğünden alacağı harçtan muaf olmayan … AŞ.’den temlik alan … … Yan. AŞ.’nin harçtan muaf olduğu düşünülemez. Bu durumda mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.