YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11370
KARAR NO : 2011/12763
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın 3167 sayılı Kanun’un 10. maddesinden kaynaklanan sorumluluk tutarlarının ödenmesi için yaptıkları başvuruya rağmen, yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin zamanaşımına uğradığını ve davacının süresinde müracaat etmediğini, çek asıllarını bankaya ibraz ederek talepte bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının bankaya başvurusunun bulunduğu, davalının üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çek asıllarının davacı elinde olduğu davacı vekili tarafından 17.03.2010 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye ibraz edildiği, yine çeklerin arkalarındaki ibraz şerhlerinden davacının çekleri bankaya ibraz eden son hamil olmadığı ve çeklerin bir kısmının da takas odasına ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Çeklerin ibraz tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde 4814 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklikle çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddesinde belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamiline verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyeceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu merciilere gönderileceği hükme bağlanmıştır (YHGK’nun 2010/19-251 E, 2010/301 K ve 02.06.2010 tarihli kararı). Bu durumda , bankaca ödeme yükümlülüğünün doğması için fotokopisi verilmek üzere çek aslının davalı bankaya ibrazının gerekmesine göre davacının talebinin Kanunda belirtilen bu usule uymadığından doğrudan icra takibi yapmasının yerinde olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan, çeklerin ibraz tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 6/son maddesi “Takas odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için 10. maddede belirlenen miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz …” hükmünü içermektedir. Mahkemece anılan yasa hükmünün gözetilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedelerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.