Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/3398 E. 2011/6780 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3398
KARAR NO : 2011/6780
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ile Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2006 tarih 2006/14328-16813 sayılı bozma kararında: “Çekişmeli taşınmazların 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan dava nedeniyle kesinleşmeyen ormana komşu olmadığı, uygulama memleket haritasında beyaz renkli alanda kaldığı, komşu parsellerin tümünün özel mülk olarak kesinleştiği (sadece komşu 24 sayılı parsel ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilip kesinleşmiştir.) anlaşılmaktadır. Köy muhtarlığı ile davacıların babası arasında görülen dava sonucu bu taşınmazların 40 yılı aşkın süreden beri davacıların mirasbırakanlarının zilyetliğinde tarla olarak kullanıldığı saptanarak köy muhtarlığının elatmasının önlenmesine dair Sulh Hukuk Mahkemesine verilen 08.07.1992 gün ve 1990/127-1055 sayılı karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesince onanıp kesinleşmiştir. Uzman bilirkişiler eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında taşınmazın meşe çalısı ve yapraklı meşe ağacı sembollü alanda görüldüğünü bildirmişlerse de, bunların taşınmazlar üzerindeki kapalılık oranını ve özel mülk olarak kesinleşen komşu parsellerden ayıran özelliğin neler olduğunu açıklamamışlardır. Dosyadaki fotoğraflardan çekişmeli taşınmazların oldukça düz taban arazi konumunda olduğu, üzerinde herhangi bir orman ağacı bulunmadığı görülmektedir. Komşu 5-6 sayılı parsellere 39 nolu 12, 13 ve 14 sayılı parsellere 40 nolu vergi kayıtları uygulandığı halde bunlarda getirtilip uygulanmadığı ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra gerçek kişilerin davasının reddine, Orman Yönetiminin davanın kabulü ile 139 ada 28 ve 29 parsellerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5., 6. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.