YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1245
KARAR NO : 2011/4204
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1981 yılında yapılan kadastro sırasında dava konusu Yıldız köyü 1752 parsel sayılı 10600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile 3/4 hissesi …, 1/4 hisse … adlarına tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili, taşınmazın 2/B ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu nedenle tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin kabul nedeniyle… adına kayıtlı olan 1/4 oranındaki tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerdir” şerhinin işlenmesine, davalılardan … aleyhine 3/4 paya ilişkin açılan davanın, davalı dava tarihinde ölü olduğundan dava sıfatı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Yasaya göre 22.07.1991 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, davalılardan… 1/4 payının iptali yönünden davanın kabulüne, 3/4 pay sahibi … aleyhine açılan davanın da, davalı dava tarihinden önce ölü olduğundan sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir. Hazine tarafından, dava 24.01.2009 tarihinde açılmıştır. Dosyadaki nüfus kayıtlarından, davalılardan tapu kaydında ¾ pay sahibi olan …’un 13.01.2002 tarihinde ölü olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda dava tarihinde adı geçen davalı ölüdür. Kural olarak; ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Kayıt malikinin ölü olduğu durumlarda açılacak davada husumetin, tapu kaydında malik gözüken, yada pay sahibi olan kişinin yasal mirasçılarına yöneltilmesi gerekir. Ölü aleyhine açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/1-169 Esas 2009/250 Karar sayılı ilamında belirlendiği üzere ” … ölü kişi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gereğine değinen 04.05.1978 tarih 4/5 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının gerekçesinde aynen ölen bir kimse hakkında açılan davaya bakılmasına, davacı tarafın isteği üzerine mirasçıların duruşmaya davalı olarak çağrılmalarına, yahut ıslah yolu ile kendilerinin davalı sayılmasına mevzuatta yer verilmediğine” değinildikten sonra, mirasçılar hakkında ayrı bir dava açılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. İçtihatı Birleştirme Kararı ile getirilen bu düzenleme kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece res’en gözetilmesi gereken bir kuraldır.” denilmektedir. 2/B uygulamasına konu olan bir yerde, paylı mülkiyet söz konusu olması halinde kaydın bir kısım payının iptal edilmesi sureti ile Hazine adına tesciline ilişkin karar tapu tekniğine aykırı olduğu gibi böylesi bir kararın infazına da olanak yoktur.
Mahkemece yapılacak iş; davalılardan, tapu kaydında 3/4 pay sahibi olan … mirasçıları aleyhine dava açması için Hazineye önel verilmeli, açılacak dava bu dosya ile HYUY nin 45. maddesine göre eldeki dosya ile birleştirilmeli, tarafların mahkemeye sunacakları delilleri toplanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 11.04.2011 günü oybirliği ile karar verildi.