YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/290
KARAR NO : 2012/8682
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, … mevkii 150 ada 7 parsel sayılı 2977,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, 20 yılı aşkın süredir. Cemal Keleş’in zilyetliğindeyken ifrazen 2005 yılında … ve …’e sattığı ve halen onların zilyetliğinde olduğundan söz edilerek onların adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle edinilemeyeceği, tespitin iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tespitinin iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın 1. derecede sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahdidi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parsellerin bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda, dava konusu yerlerin niteliğinin araştırılmadığı, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin imar ihyası tamamlanmamış, yüksek eğimli çalılık ve taşlık olduğu, davalılar yararına imar ihya ve zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davalı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.