YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13702
KARAR NO : 2011/344
KARAR TARİHİ : 20.01.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Köyü … tepesi mevki 300 ada 45, 52 ve 59 parsel sayılı sırasıyla 1992,40 m2, 427,73 m2 ve 257,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … oğlu …’ya ait iken …’ya bağışladığından söz edilerek ilkin … adına tesbit edilmiş, da sonra komisyon tarafından taşınmazların 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığından söz edilerek, 2863 Sayılı Yasanın 11 ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemiştir. Keşif giderlerini ödemesi için çıkarılan ihtara uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin 21.07.2008 gün ve 2006/580-599 sayılı kararı Haznenin temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 23.12.2008 gün ve 2008/6747-5555 sayılı kararıyla “keşf giderlerini ödemesi için davacıya tebliğ edilen kesin önelin yasal şartları taşımadığına” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez davanın reddine ve çekişmeli …Köyü 300 ada 45, 52 ve 59 sayılı parsellerin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazın bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda bu yerin niteliğinin araştırılmadığı, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2.maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde, yüksek eğimli, üzerinde orman bitki örtüsü bulunan ve toprak muhafaza
-2-
2010/13702 – 2011/344
karakteri taşıyan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından ve 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü gereği taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağına ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararı da gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişi ile katılan gerçek kişinin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı ve katılan gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazın etrafındaki sınrılaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanını devamı niteliğindeki yüksek eğimli maki karakterli devlet ormanı olduğu belirlendiği ve gerekçede bu şekilde açıklandığı halde, tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ve bu nedenle Hazinenin temyiz itirazları yerindeyse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “1- Muğla İli Marmaris İlçesi …Köyü 300 ada 52, 59, 45 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbit tutanağındaki tesbit gibi DAVALI … ADINA TAPUYA TESCİLİNE ” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “1- Muğla İli … İlçesi …Köyü 300 ada 52, 59 ve 45 parsel sayılı taşınmazların kadastro tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle davalı … adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/01/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.