YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5658
KARAR NO : 2010/8938
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi İstemi … tarafından keşide edildiği iddiasıyla toplam 20.000 YTL tutarındaki bir adet bono ile bir adet çeke dayalı olarak davalılarca takip başlatılmış ise de, bono ve çek üzerindeki keşideci imzalarının murise ait olmadığını belirterek müvekkillerinin borçlu bulunmadığının tespitine, kambiyo senetlerinin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların iddiasının doğru olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.04.2007 tarih 2006/10625 E, 2007/3852 K.sayılı ilamıyla davaya konu kambiyo senetleriyle ilgili olarak İcra Tetkik Mercii’nde yaptırılan imza incelemesi sonucu aldırılan raporlar ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesini teminen yeniden rapor aldırılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş benimsenen Adli Tıp Kurumu uzmanlarından oluşan genişletilmiş Fizik İhtisas Dairesi raporu doğrultusunda davalı yanın savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu iki adet kambiyo senedinden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin takibinde kötüniyetli olduğu gözetilerek takibe konu alacağın %40’ı oranında tazminatın (8.000 YTL) davalı şirketten tahsiline, davalı … ve mirasçıları hakkında açılmış dava atiye terk edildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, hüküm dahili davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 15.09.2008 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun içeriği itibariyle dosyada daha önce aldırılan raporlar arasındaki çelişkiyi gidermediği görülmüştür. Bu durum karşısında mahkemece farklı bir kurumdan konusunda uzman kişilerin yer aldığı heyet raporu aldırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli olmayan Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün dahili davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.