YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4486
KARAR NO : 2010/11967
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vek.Av…. ile davalı vek.Av…. Dedeoğlu’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirketten satın alınarak Çamköy içme suyu şebekelerinde kullanılan boruların gizli ayıplı çıktığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2006/75 esas sayılı davayı açtıklarını ve bu davada 50/63 ebatlı borular yönünden taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğunu, ancak 40/50 borular yönünden inceleme yapılmadığını iddia ederek 2006/75 esas sayılı dosyadan bakiye 29.205 TL ile 40/50 boruların ayıplı olmalarından doğan zararla birlikte toplam 72.477 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında zamanaşımının dolduğunu ve 40/50 borularda ayıp bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece satım konusu 40/50 borularda ayıp bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 40/50 borularda ayıp bulunduğunun kanıtlanamamış olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının talebi arasında 50/63 borular için açılan davada fazlaya dair saklı tutulan hak yönünden 29.205 TL’lik alacak istemi vardır. Mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda anılan dosya incelenerek davacının fazlaya dair bir hakkı bulunup bulunmadığı, bu hak saklı tutulmuş ise miktarı belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
3-Davalının temyizi vekalet ücretine yöneliktir. Dava maddi tazminata ilişkin olup, nispi vekalet ücretine tabidir. Dava red olunduğuna göre kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacı, (3) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.