Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11072 E. 2013/1186 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11072
KARAR NO : 2013/1186
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmalarında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan … Köyündeki 1006 parsel sayılı taşınmaz daha sonra 3402 sayılı Kanunun ek 4 maddesine göre yapılan kadastro çalışmalarında 11058.09 m2 yüzölçümü ve tarla niteliğinde olduğu tesbit edilerek, taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … evlatları …, … ve … kullanımında olup, üzerindeki ahşap evin kendilerine ait olduğu belirtilerek, tesbit tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiştir. Davacı …, kendi ve kardeşleri adına yapılan tesbit işleminin iptali ile taşınmazın müstakil olarak kendi zilyetliğinde olduğunun tespitine, tutanağın bu şekilde tashihine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın Hazine adına tesbit edildiği açıklanarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanunun ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Gerek 766 sayılı Kanun, gerekse 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kadastro tesbitine itiraz davalarında husumetin yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi zorunludur. Dava 3402 sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Davanın niteliğine göre davalı olarak tespit maliki Hazine ile beyanlar hanesinde adı yazılan kişilerin gösterilmesi gerekirdi. Ancak, davacı … Bakanlığına husumet yöneltilerek açılmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Orman Bakanlığı değil, Hazine olduğu belirgin olup, ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğunun (HGK 12/02/2010 gün ve 2010/7-70-86 EK) ve yine, karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafta iradî değişiklik başlıklı” 124. maddesinin 1. fıkrasında “Bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olabileceği” belirtildikten sonra, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Maddî bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceğine” hükmün de mahkemece re’sen gözetilmesi ve davanın usûlünce gerçek hasıma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve tespit maliki Hazine ile beyanlar hanesinde şerh sahibi kişilerin davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre ise, 3402 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kadastro hâkimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi, kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Kadastro Genel Müdürlüğü adına Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/02/2013 günüy oy birliği ile karar verildi.