Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4816 E. 2010/14314 K. 15.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4816
KARAR NO : 2010/14314
KARAR TARİHİ : 15.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 09.09.2009
No : 404-475

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı baskı klişelerin gizli ayıplı çıktığını, ilk baskıdan sonra ikinci baskının yapılamadığını, klişelerin muhafaza edildikleri yerde kıvrılıp sertleşerek kullanılamaz hale geldiğini, klişelerden kullanılmamış olanların iadesi sonucunda müvekkilinin uğradığı zararın 16.772.50.-YTL.olduğunun mahkemece yapılan tespit sonucunda belirlendiğini ileri sürerek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin davacıya sattığı klişelerde ayıp bulunmadığını, klişelerde meydana gelen bozulmanın davacının kullanım hatasından kaynaklandığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak bir kısmı kullanılmış, bir kısmı kullanılmamış olmak üzere davacının elinde kalan klişeleri iade aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davaya konu klişelerin ilk kullanımdan sonra muhafaza edildiği yerde kıvrılarak sertleştiği, TTK.nun 25.maddesindeki 8 günlük sürede bir ihbarın bulunmadığı, ancak aynı maddede ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde ihbar yükümlülüğünün ayıbın ortaya çıkması ile doğacağının belirtildiği, ayıp ilk kullanımdan sonra ortaya çıktığından davacının yazılı olarak yaptığı ayıp ihbarının yasal süre içinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davacının ayıp ihbarı üzerine, ayıbın varlığının davalı tarafça da kabul edilerek kullanılmamış klişelerin geri alınabileceğinin davalı yanca davacıya bildirildiği, süresinde ayıp ihbarında bulunmamış olsa bile ayıbın varlığının satıcı tarafından kabul edilmesi durumunda satıcının süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ileri sürüp ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaçınmasının mümkün olmadığı, davalını davacıya yaptığı tüm satış bedeli 20.397.60.-TL., iade 3.625.11.-TL., bakiye 16.772.50.-TL.olup, B.K.nun 205.maddesi gereğince ayıplı klişeleri birkaç kez kullanan davacının sağladığı yararın 1/5’inin 3.352.50.-TL.olmasına göre bunun iade dışındaki toplam bedelden düşülmesi durumunda davacının davalıdan talep edebileceği tazminatın 13.420.00.-TL.olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bu miktarın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.