Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1447 E. 2011/5009 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1447
KARAR NO : 2011/5009
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyü 109 ada 24 parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında ağaçlık niteliğiyle, beyanlar hanesinde kullanıcı adı belirtilmeden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından vekalet ücretine ilişkin temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yılında yapılıp 21.02.1991 tarihinde askı ilanı yapılarak 22.08.1991 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın ağaçlık niteliğinde olup bitişiğindeki ormanın devamı niteliğinde bulunduğu, eylemli orman olan yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi uyarınca talep halinde orman niteliği ile tahsis ve tapuya tescil edileceği gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin kullanım durumunun bulunmadığının belirlenmesine göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının davası reddedildiği halde, yasal hasım olan davalı hazinenin kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen kaldırılarak yerine üçüncü bent olarak “3-Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 150 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.