YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9838
KARAR NO : 2010/3705
KARAR TARİHİ : 31.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı mallardan dolayı alacaklı olduğunu, ancak müvekkilinin keşidecisi olduğu çeklerin davalıya ciro yoluyla geçmesi üzerine davalının bu çeklere istinaden borçlarını takas ve mahsup ettiğini, davacının iflas erteleme talebi sırasında mahkemece verilen tedbir kararına aykırı olarak yapılan bu işlemin geçersiz olması nedeniyle müvekkil alacağının tahsili amacıyla girişilen takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin temlik cirosuyla üçüncü kişiden alındığını, tedbir kararının müvekkiline tebliğ edilmemesi nedeniyle bağlayıcı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar iflas erteleme yargılamasında maddi hukuka aykırı olarak verilen tedbir kararı doğru değil ise de, hukuken verilen geçerli bir tedbir kararının mevcut olduğu, genel nitelikte ve herkese karşı hüküm ifade edeceği, ayrıca muhataplarına tebliğ edilmesine gerek olmadığı belirtilerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İflâsın ertelenmesi hâlinde uygulanacak tedbirler genel olarak İcra ve İflâs Kanununun 179/a maddesinde gösterilmiştir. Ancak bu tedbirler alacaklıların ve üçüncü kişilerin maddî hukuktan doğan talep ve def’i haklarını kısıtlamayacak ölçüde olmalıdır. Kaldı ki hükme dayanak yapılan 1.11.2005 tarihli … Asliye Ticaret Mahkemesinin tedbir kararında “Teminattaki davacı şirkete ait çeklerin alacaklılar tarafından takas ve mahsup edilmesinin durdurulmasına” hükmedilmiştir. Davaya konu çekler ise davacı tarafından teminat olarak davalıya verilmemiş, tedbir kararının kapsamı dışında kalacak şekilde ciro yoluyla davalıya geçmiştir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.