Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2013/371 E. 2013/1365 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/371
KARAR NO : 2013/1365
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen boşanma davası sırasında davalı vekili tarafından 10.07.2012 tarihli dilekçe ile “…müşterek çocuğun velayetinin tedbiren davacıya verildiğinden tarafsız olmadığı ve H.S.Y.K.’ya da şikayette bulunulması nedeniyle husumet oluştuğu…” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hâkim … , talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından “Hâkimin reddini gerektiren tarafsızlığını yitiren somut bir olayın bulunmadığı” gerekçesiyle talebin REDDİNE ve H.M.K.’nun 42/4 maddesi uyarınca 500.- TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK. md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorunda olduğundan, müşterek çocuğun velayetinin tedbiren davacı babaya verilmesine ilişkin karar, H.M.K.’nun 36. maddesi anlamında tarafsızlığını şüpheye düşüren ve hâkimin ihsası reyde bulunduğu anlamında değerlendirilmez. Ayrıca, yargılamanın devamı sırasında taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması, H.M.K.’nun 36/1-d maddesinde belirtilen “davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hâkimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma dava ve şikayetler sonucu, davaya bakan hâkimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına engel olacağı gibi, tabiî hâkim ilkesini de zedeleyecektir. Bu nedenle, konuyu inceleyen mercinin H.M.K.’nun 36. maddesi hükmünü yorumlaması usûl ve kanunlara uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.