Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10846 E. 2011/5820 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10846
KARAR NO : 2011/5820
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin senede dayalı olarak müvekkili hakkında takibe geçtiğini, oysaki senetteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu senedi ciro yolu ile aldığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu senette davacı keşideciye ait imzanın davacı eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı alacaklıyı tazminata mahkum edebilmek için menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Davalı senedi ciro yolu ile edinmiş olup, keşideci imzasının sahte olduğunu bildiği veya bilebilecek olduğunun ispat edilmemiş olması nedeni ile tazminatla sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yön gözetilerek tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.