YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11439
KARAR NO : 2011/6131
KARAR TARİHİ : 04.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin daha önce dava dışı …Oto ve Oto Boya Kabin San. Tic. Ltd.Şti’nin Müdürü olduğunu, bu süre içrisinde temsilcisi olduğu anılan şirket adına ticari ilişkisi bulunan dava dışı İlke Makine Tesisat San. Tic. Ltd. Şti’ne teminat senedi olarak açık senet verildiğini, ihdas nedeni malen düzenlenmiş olarak senedin davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibine konu yapıldığını, müvekkilinin senette kefil olarak göründüğünü ancak müvekkilinin davalıdan ne kendi adına ne de temsilcisi olduğu şirket adına mal veya para almadığını ileri sürerek takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini telep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu senedin tanzim tarihinde dava dışı sirketin yetkili temsilcisi olmadığını, açığa atılan imzadan dolayı davacının şahsi sorumluluğunun bulunduğunu, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının senedin mal karşılığı olmadığına ve teminat karşılığı verildiğine ilişkin iddialarını usulünce kanıtlayamadığı, senedin tanzim tarihinde davacının dava dışı …Oto ve Oto Boya Kabin San. Tic. Ltd.Şti’nin temsile yetkili olmadığı, TTK’nun 614.madde hükmü gereği, kefil saıfatıyla imzalayan davacının şahsi sorumluluğuna halel gelmediği, imzaların istiklali prensibi uyarınca da davacının senetten dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine, koşulları bulunmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde 90.000 TL vadeli senedin iptalini talep etmiş olup, bu miktar üzerinden harç yatırması gerekirken 10.000 TL üzerinden harcını yatırmıştır. Mahkemece, eksik yatırılan harç tamamlattırılmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Bu nedenle harç ikmali için gerekli işlemler yapıldıktan sonra bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 4.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.