YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12674
KARAR NO : 2011/6178
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av….ile davalılar vek.Av….in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava,davalıların haksız davranışları sonucu feshedildiği iddiası ile distribütörlük sözleşmesi nedeni ile uğranılan 1.000,000 Dolar portföy tazminatı 500.000 Dolar 2008 yılı kâr mahrumiyeti, 100.000 Dolar piyasa oluşturma maliyeti olmak üzere toplam 1.600,000 Doların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili, uyuşmazlığın Güney Kore hukukuna tabi olup münhasıran Kore Cumhuriyeti Tahkim Kurumunda görülmesi gerektiği, Hyosung Corparation Manufacturer Exporter firmasının Türkiye’de bir temsilciliği bulunmadığı, her iki tarafın imzasını içeren proforma faturalarda ihtilafın Kore Ticaret Odası Kurulundan Ticari Tahkim kurallarına göre Kore’de çözüleceğinin kararlaştırıldığı, bunun 4686 sayılı Kanun’un 4.maddesinin 2.fıkrasına uygun olduğu, ayrıca 5718 sayılı Kanunun 4/1.maddesinde “Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Sözleşme hükümlerinden veya halin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.”hükmü bulunduğu, müvekkilleri ile davacılar arasında Tek Yetkili Satıcılık Sözleşmesi bulunmadığı, sadece fiili satıcılık ilişkisi bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacılar vekili, proforma fatura altındaki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ait olmadığını, distribütörlük sözleşmesinde uygulanacak hukukun belirtilmediğini ileri sürmüştür.
Davacı tarafından ibraz edilen distribütörlük sözleşmesinde ise imza bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu iddia ettiği, davalının ise sözleşmeyi inkar ettiği, ancak sözleşmenin bir örneği dosyaya sunulduktan sonra davalının da sözleşmeye dayandığı, tercümesi yaptırılan sözleşmenin 17.maddesinde uyuşmazlığın Güney Kore’de Milletlerarası Ticaret Odaları Tahkim Kuralları uyarınca tahkim usulü ile çözüleceği belirtildiğinden yetki yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar vekili de gerekçe yönünden katılma yolu ile hükmü temyiz etmiştir.
Mahkemenin tercümesini yaptırdığı sözleşmede tarafların imzalarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların imzasını içermeyen sözleşmeye dayanılarak tahkim anlaşması yapıldığından söz edilemez. Ne var ki davalı vekili tarafların imzasını taşıyan proforma faturalarda uyuşmazlığın Kore Ticaret Odası Kurulunun Ticari Tahkim Kurallarına uygun olarak Seul’de çözümleneceği kararlaştırıldığından, bu yön üzerinde durularak iddia, savunma ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken tarafların imzasını içermeyen sözleşmeye göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin bir diğerinden alınarak yek diğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.