Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/293 E. 2011/6497 K. 11.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/293
KARAR NO : 2011/6497
KARAR TARİHİ : 11.05.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazının incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, Finansal Kiralama Sözleşmesinin kefili olan müvekkilinin Finansal Kiralama şirketinin ihtarı üzerine borcu ödemek zorunda kaldığını belirterek, aynı sözleşmenin müteselsil kefili olan borçlular hakkında kefaletten dolayı hisseleri oranında sorumlu oldukları borç için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece, Finansal Kiralama Sözleşmesi, ihtarname ve Kefalet Sözleşmesi rücu belgesine istinaden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, borcu ödeyen kefilin diğer kefiller hakkında ihtiyati haciz talep edemeyeceğini belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden şirketin yerleşim yerinin mahkemenin yargı çevresinde olması nedeniyle yetki itirazının yerinde olmadığı, rücu hakkının olup olmadığı veya rücu hakkı mevcutsa hangi oranda olduğunun ancak yargılama sonucunda anlaşılacağı, müteselsil kefillerin azaltılarak diğer kefillerin durumunun ağırlaştırıldığı gibi borcun miktarına ve varlığına etki eden olguların mahkemece değerlendirilemeyeceği belirtilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık kefalet borcunu ödeyen kefilin, diğer kefillere rücu etmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Taraflar arasında kefilin kefile rücu etmesine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim ihtiyati haciz talebinde bulunan vekili, isteminin hukukî sebebi olarak BK’nun 487 ve 488. maddelerine dayanmıştır. Bu durumda sözleşmeden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin BK’nun 73. maddesinin somut olaya uygulanması mümkün olmadığından, alacaklının kendi yerleşim yerinde ihtiyati haciz talep edebileceği gerekçesiyle muteriz vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle muteriz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.