Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/11934 E. 2010/1147 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11934
KARAR NO : 2010/1147
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 13/05/2007
No : 88-139

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ve eski hale getirme talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankaya 11.000.000.000 TL borcu için bu miktarın çok üzerinde ipotek verdiğini, davalı bankaca müvekkili aleyhine hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla hem de ilamsız takibe geçildiğini, bu takipler devam ederken müvekkilinin davalıdan hiçbir kredi almadığı halde teminat olarak verdiği 20.000.000.000 TL bedelli çekin iadesini istediklerini, ancak davalının bu çeki iade etmek yerine takibe koyduğunu belirterek söz konusu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu çekin teminat amacıyla değil, kredi borcuna mahsuben verildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.06.2008 günlü ilamıyla davacının da keşideci sıfatıyla çekten sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, davacı yetkilisi karardan sonra verdiği dilekçeyle eski hale getirme talebinde bulunmuş, mahkeme ise, davacının bu talebini temyiz talebi olarak kabul ettiğinden temyiz harçları ve temyiz posta gideri için davacıya muhtıra çıkarmış, davacı, 02.09.2009 tarihli dilekçesiyle muhtıranın iptali ile yeniden eski hale getirme talep etmiştir. Bu talep sonrası mahkemece, 10.09.2009 tarihli ek kararla, hata ile istifa edilen vekille tebligat yapılarak davacı şirketin yokluğunda bozma kararına karşı diyeceği ve son diyecekleri sorulmadan savunma hakkının kısıtlandığı, bu durumun eski hale getirme yoluyla giderilemeyeceği,kararın bozulması için temyiz nedeni yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı temsilcisince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı şirket yetkilisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle yerel mahkemenin temyize konu 10.09.2009 tarih ve 2009/88 esas, 2009/239 karar sayılı ek kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.