Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8013 E. 2011/3472 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8013
KARAR NO : 2011/3472
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ….. arasında imzalanan 08.09.2003 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve 07.04.2003 tarihli Bireysel Ürün ve Hizmet Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kartı hesabı açıldığını, davalının sözleşmede kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisinin imzaladığı Kredi Kartı Sözleşmesinin 1.000.-TL limitli olmasına rağmen, davacı bankanın kendilerinin talebi olmadan limit artırımına gittiğini, kendisinin sorumlu olduğu limitten daha fazlasını davacı bankaya yatırdığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 07.04.2003 tarihli sözleşmede davalının garantör sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalının kefil olarak sorumluluğunun bulunduğu 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 24/son fıkrası uyarınca kredi kartlarına ilişkin kefillerin Borçlar Kanunu’nda belirtilen adi kefalet hükümlerine tabi olup, borcun asıl borçludan tahsili için bütün yollar denenmeden kefilden borcun ifasının istenemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin yasanın yürürlük tarihinden önce imzalanmasına rağmen borcun yasanın yürürlük tarihinden sonraki döneme ilişkin olması nedeni ile asıl borçluya başvurulmadan kefil hakkında talepte bulunulmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.