YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9482
KARAR NO : 2011/6219
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı yanın müvekkilinin de bulunduğu kredi borçluları hakkında icra takibi yaptığını, kredi sözleşmesinde kredi faiz oranının açık-net olmadığı gibi müvekkilinin kefaleten sorumlu olduğu miktarın 17.000.00.-TL.ile sınırlı olduğunu, bu itibarla sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalayan müvekkilinin kefalet miktarı düşüldükten sonra kalan 27.392.08.-TL.den sorumlu olmaması gerektiğini iddia ederek 27.392.08.-TL.den borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı hakkında imzalamış bulunduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takipleri yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, kat ihtarından sonra borçlular tarafından bir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin kredi sözleşmesinin kefili olup, kefaleti hakkında icra takibi yapıldığını, bu nedenle davaya konu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığını iddia ederek 7.107.76.-TL.den borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının, dava dışı ….in davalı banka ile akdettiği kredi sözleşmesine 17.000.00.-TL.için kefil sıfatı ile imza koyduğu, davalı bankanın aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak iki ayrı icra takibi başlattığı, davacı kefilin sorumluluğu kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olup, 2009/2628 sayılı icra dosyasında 24.734.41.-TL.lik kısımdan borçlu olmadığı, birleşen dava dosyasının dayanağı olan 2009/2605 sayılı icra dosyasından ise 7.107.76.-TL.lik takipten dolayı borçlu olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının borçlunun lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığı anlaşılırsa talep halinde borçlu lehine tazminata hükmolunur. Somut olayda, davalının takibinde kötüniyetli olduğunu kanıtlayacak delil bulunmadığından İİK.nun 72.maddesindeki tazminat koşulları bulunmadığı halde tazminata hükmolunması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.