Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/12718 E. 2011/6328 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12718
KARAR NO : 2011/6328
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki mal iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefaletiyle finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye konu traktörün kiracıya teslim edildiğini, kira borçlarının ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek sözleşmeye konu traktörün aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedeli 66.500 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı şirketin sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, bu itibarla iade isteminin davalı şirkete yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı …’ya ise usulüne uygun ihtar tebliğ edilmediği gerekçesiyle bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan finansal kiralamaya konu malın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 18.04.2007 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin 85.maddesinde “Sözleşmeye taraf olan kiracı ve kefiller, sözleşmede beyan ettikleri adreslerinin tebligat adresi olduğunu ve bu adrese yapılacak her türlü tebligatın kendilerine yapılmış tebligat sayılacağını kabul ve taahhüt ederler. Kiracı ve kefiller sözleşme madde 51.hükümleri gereğince kanuni ikametgah adresinde meydana gelen değişiklikleri sözleşme hükümlerine uygun bir biçimde kiralayana bildirmedikleri takdirde, sözleşmede belirtilen adreslerine yapılan tebligatların kendilerine yapılmış tebligat sayılacağını kabul ve taahhüt ederler.”denilmektedir.
Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükmü üzerinde durulup varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.