YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11176
KARAR NO : 2010/1362
KARAR TARİHİ : 11.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :03/12/2008
Nosu : 2007/902-2008/677
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılardan … A.Ş.’nin müflis bankadan alacaklı bulunan … Gmbh’nin alacağını temlik alıp, kendi borcuna takasını talep ettiğini, bu talebin İİK.’nun 201. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürerek 9.950.561.336 TL’nin davalılardan tahsiline, kefillerin 2.100.000.000 TL’den sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri cevabında; olayda İİK.’nun 201. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığını, davalıların temerrüde düşürülmediğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, BSMV talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece takas işleminin İİK.’nun 201. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, davacı bankanın kredi sözleşmesinden dolayı alacağı bulunduğu gerekçesiyle 1.448.941.307 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davacı ve davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.07.2005 tarihli, 2004/11282 Esas, 2005/7973 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 6.077.79 YTL alacağın (2100 YTL’sinden kefiller … A.Ş., … A.Ş., … A.Ş. sorumlu olmak üzere) (08.03.2000) dava tarihinden itibaren %112,50 temerrüt faizi yürütülerek %5 gider vergisi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, davadan sonra 14.04.2004 tarihinde davalılarca icra dosyasına yapılan 10.936.18 YTL ödemenin infazda icra müdürlüğünce nazara alınarak mahsubunun yapılmasına, davacı müflis banka iflas idaresinin takasa itirazının kabulüne dair verilen karar kesinleşmiş olmakla, bu yönde yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, Dairemizin bozma kararında “temerrüt yönünden ek rapor alınıp, davacının talebi de gözetilerek asıl borçlu ve kefiller yönünden karar verilmesi gerekir” denilerek temerrüt olgusunun araştırılması gerekliliğine değinilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma kararı yanlış değerlendirilerek temerrüt olgusu araştırılmadan 22.03.2006 tarihli 1. ek rapora değer verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.