YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9978
KARAR NO : 2011/3359
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı şirketin afet konutları yapım işini üstlendiğini ve taşeron olarak da ….. Ltd. Şti.’ne bıraktığını; taşeronun 2007 yılında müvekkilinden malzeme istediğini, müvekkilinin de taşeronun piyasaya olan yüklü miktardaki borcu nedeniyle davalı ile sözleşme yapmak istediğini, davalının yetkilisi sıfatıyla …’in sözleşmeye imza koyduğunu ve teslim fişlerinde de bu kişinin imzasının bulunduğunu fakat alacağın tahsili için girişilen takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili sözleşme ve protokolle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, içerik doğru olsa bile müvekkile teslim edilen bir mal bulunmadığını ve sözleşmenin davacı yanca ifa edilmediğini; sözleşme altında imzası bulunan …’in bu konuda yetkisiz olduğunu, başkasının taahhüdü altındaki işlerin bedelinin davacı tarafından ödenmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamına ve tanık beyanlarına göre …’in davalı temsilcisi olduğu ve eylemlerinden dolayı BK.m.55 gereği şirketin sorumlu bulunduğu, protokolün düzenlenmesinden sonra adı geçenin azlinin tescil ve ilan ettirilmemesi nedeniyle şirketin borçtan sorumlu olacağı gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkâr tazminatı ile mahkûmiyetine karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı yanca dava dışı …’e verilen vekaletname kapsamından adı geçenin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili ticarî mümessil olarak kabulü gerekir. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin mevcudiyetinin gözden kaçırılması suretiyle haksız fiilden doğan objektif sorumluluğa ilişkin yasal düzenlemeye atfen işin halli ve tarafların açık iradesi tesbit edilmeden kesin delillerle ispatı gereken hususlarda tanık dinlenmesi doğru değilse de, bunların sonuca etkili bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- a) Davacı yan 209.000,-TL asıl alacak ile işlemiş 36.190,-TL faiz toplamı olan 245.190,-TL üzerinden icra takibine girişmiş ve itiraz üzerine 209.000,-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece hüküm kısmında itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmekle dava konusu edilmeyen ve itiraza uğramayıp kesinleşen takip kısmı için de hüküm kurulması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK.) 74 üncü maddesine aykırı görülmüştür.
b) Öte yandan davacı takipte asıl alacağa işleyecek % 27 ticari faiz talep etmiş olduğundan, işleyecek faizin türü ve oranı konusunda da bir karar verilmemesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kendisini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 825,-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.