Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7248 E. 2010/4296 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7248
KARAR NO : 2010/4296
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının icra takibine konu ettiği 30.11.2004 vade tarihli 3000.-YTL’lik bonodaki borçlu imzalarının kooperatif yetkililerine ait olmadığını, bononun lehdarı görünen (bono arkasında ciroları bulunan)… ve …’in imza ve borca itirazları üzerine icra mahkemesinde açtıkları dava neticesinde bu davacılar yönünden takibin iptaline karar verildiğini, davalının yetkili ve meşru hamil olmadığını ileri sürerek müvekkili kooperatifin borçlu bulunmadığının tespiti ile bononun ve takibin iptaline %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kooperatifin duvar işlerini diğer senet lehdarı olan … ve …’ın yanında çalışarak yaptığını, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı kooperatifin imzalarının yönetime ait olup olmadığını müvekkilinin bilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, bono üzerinde yaptırılan grafolojik inceleme neticesinde borçlu SS Gülhayat Sitesi Konut Yapı Kooperatifinin kaşesi üzerindeki imzalardan sol başta olanının davacı kooperatifin yetkililerinden herhangi birine ait olmadığı, sağ başta bulunan imzanın ise kooperatif yetkilisi …’ya ait olduğu kooperatifin çift imza ile temsili karara bağladığı için davacının sözkonusu bonodan dolayı borçlu bulunmadığı, davalının kötüniyeti sabit olmadığı için tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçeleri ile icra takibine konu edilen 30.11.2004 vade tarihli 3000.-YTL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.