Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10611 E. 2010/4886 K. 22.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10611
KARAR NO : 2010/4886
KARAR TARİHİ : 22.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vekl.Av…. ve Av. … ile davalı-karşı davacı vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
… Gıda Konserve ve Salça A.Ş ile Tansaş Tic.A.Ş. arasında 1.1.2009 tarihinde mal tedariki için sözleşme imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı … Gıda Konserve ve Salça A.Ş.vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya gıda maddeleri sattığını, bu alım satım sonucu müvekkilinin davalıdan 30.136.00.-YTL alacağı oluştuğunu belirterek, bu miktarın 11.5.2005 tarihinden itibaren hesaplanarak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … A.Ş.vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, davacının müvekkili tarafından düzenlenen faturaları ticari kayıtlarına işlemediğinden alacaklı gözüktüğünü, sözleşmede 3.12.maddesinde “uyuşmazlık halinde TANSAŞ kayıtlarının tek ve kesin delil olduğu kabul edilir” hükmü bulunduğunu, bunun HUMK.nun 287.289 maddeleri gereği delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, dolayısı ile davacının davasının reddini, karşı dava olarak da; sözleşmeye göre ticari ilişkinin 16 ay sürdüğünü müvekkilinin sözleşmeye uygun şekilde iade, fiyat farkı, aktivitasyon, ciro prim ve mağaza açılış bedeli gibi faturaları düzenlediğini, davacı- karşı davalının kötüniyetli olarak faturalara itiraz edip kayıtlarına almadığını, 30.4.2005 tarihi itibari ile müvekkili kayıtlarında 73.945.21.-YTL davacı-karşı davalının borcu bulunduğunu belirterek 73.945.21.-YTL’nin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları sonucu,davalı-karşı davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı-karşı davalı şirketin defterlerinin kanuna uygun tutulmadığı,davalı-karşı davacı şirket defterlerine göre 73.439.38.-TL davacı-karşı davalı şirketin borçlu olduğu, bu alacak miktarının davacı-karşı davalı şirketten aktivite bedeli, ciro prim bedeli, iade mal bedeli priminden kaynaklandığı, davacı-karşı davalı şirketin defterlerinde görülen 30.135.00.-TL’lık alacağın davalı-karşı davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, mahsup sonucu 73.439.38.-TL’lık borcu belirlendiği, TTK.nun 86.maddesine göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup diğerininki kanuna uygun olmadığı takdirde defterleri kanuna uygun tutulan tacirin defterlerindeki kayıtların diğeri aleyhine delil olacağının belirtildiği gerekçesiyle, bu nedenle davacının davasının reddine, karşı davanın kabulüne, 73.439.38.-TL’nin 4.7.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı … Gıda.A.Ş.vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı … Gıda A.Ş vekili temyiz dilekçesinde tip sözleşmenin müvekkili şirket nam ve hesabına onu temsil ve ilzam edici bir yetkili tarafından imza edilmediğini ileri sürmekte ise de, yargılama sırasında böyle bir iddia ileri sürülmediği gibi sözleşmenin benimsenerek uygulanması karşısında davacı-karşı davalı vekilinin bu yöne ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 3.12.maddesinde Tansaş’ın kayıtlarının tek ve kesin delil olacağı belirtilmiş ise de, davacı-karşı davalı … Gıda A.Ş. davalı-karşı davacının düzenleyip gönderdiği bir kısım iade faturaları için mal iade edilmediğini, aktivite faturaları için aktivite yapılmadığını, hizmet bedeli olarak düzenlenen (yeni mağaza açılış bedeli) faturalarında hizmet yapılmadığını belirterek itiraz etmiştir. İtiraz edilen bu faturalar incelendiğinde hangi malın iade edildiği, hangi aktivitenin yapıldığı ve hangi mağaza için açılış bedeli talep edildiği anlaşılamamaktadır. Salt fatura düzenlenmesi tek başına talep için alacak bahşetmeyeceğine ve faturalara itiraz edildiği de gözetildiğinde, davalı-karşı davacının karşı davada alacağına konu teşkil eden faturaların dayanaklarını ortaya koyacak hangi aktivite için aktivite faturası, hangi malların iadesi için iade faturası ve hangi mağazanın açılışı için mağaza açılış bedeli talep ettiği hususları açıklattırılıp, dayanaklarının ortaya konması ve yeni açılan mağazalarda davacı-karşı davalının ürünlerinin satılıp satılmadığı … Gıda A.Ş.adına stand açılıp açılmadığı ve salt yeni mağaza açılmasının davalı-karşı davacıya mağaza açılış bedeli adı altında talepde bulunma hakkı verip vermeyeceği konuları araştırılıp bu hususlar karar yerinde tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden … Gıda A.Ş lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.12.maddesinde; “uyuşmazlık halinde Tansaş’ın kayıtlarının tek ve kesin delil olacağı” kararlaştırılmıştır. Bu hüküm, münhasır delil sözleşmesi niteliğindedir.
Bir davanın tarafları, (dava açılmadan önce veya sonra) bir hususun (vakıanın, hukuki işlemin) yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir. Yani bu halde, o husus, yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delil ile ispat edilemez (HUMK.md.287/II), (Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Beşinci Baskı 1990 Sh.1979 vd; Yargıtay HGK.7.5.1980 gün E.1978/15-291, K.1980/1959-15.HD.12.9.1983 gün, 2588/2034 YKD. 1984/3. S. 426-429, age-Sh. 2312/14)
Öte yandan, TTK.nun 86.maddesi uyarınca; “Taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz yahut ibraz etmek istemezse; defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar, diğeri aleyhinde delil olur.”
Somut olayda taraflar arasında Tansaş’ın defter ve kayıtlarının tek ve kesin delil olacağı konusunda münhasır delil sözleşmesi bulunduğu gibi Tansaş’ın defterlerinin kanuna uygun olup diğer tarafın defterlerinin kanuna uygun tutulmadığı ve böylece TTK.86.md.uyarınca Tansaş’ın defterlerinin diğer taraf aleyhinde delil teşkil edeceği bilirkişi raporuyla da saptanmıştır. Yerel Mahkemece de belirtilen ilkeler gözetilerek deliller isabetle değerlendirilmiş ve yazılı şekilde hüküm oluşturulmuştur.
Bu nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunan yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.