YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5457
KARAR NO : 2011/14997
KARAR TARİHİ : 30.11.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 29/12/2010
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 05.03.2009 tarihli 6.032,73 TL.lik ve 31.07.2009 tarihli 11.273,41 TL.lik faturalar içeriğinde belirtilen unu davalıya satıp teslim ettiğini, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gönderdiği buğdayların un yapımında kullanılamayacak durumda olan yem olarak tüketime müsait ayıplı unlar olduğunun anlaşılması üzerine davacıyla anlaşmaya varılıp kendisine 14.07.2009 tarihli 3.479,00 TL.lik iade faturası gönderildiğini, müvekkilinin daha önceden 15.02.2009 tarihli fatura ile 12.726 TL.lik unu davacıya sattığını, yine buna ilişkin 109,69 TL.lik fiyat farkı faturası kesildiğini, sonuçta davacının alacağının 991 TL olduğunu, ancak davacının kendilerinden 15.02.2009 tarihinde aldığı malın bedelini ödemekte gecikmesinden dolayı vade farkı borcu bulunması nedeniyle aslında davacının kendilerine borçlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının kendisine verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı, benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı defterlerinde davacıya 991.35 TL borçlu olduğunun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 991,35 TL asıl alacak üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya buğday satıp teslim ettiğini, ancak bedelin ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuştur. Davalı, malın ayıplı olduğunu bu nedenle davacıya iade faturası kestiğini, ayrıca davacıdan fiyat farkı ve vade farkı nedeniyle alacağının bulunduğunu, bunlar haricinde davacıya un satıp teslim ettiğini, borçlu değil alacaklı durumda olduğunu belirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalının vade farkı, fiyat farkı talep etmesinin yasal ve sözleşmesel koşulları bulunmadığından bunların bedelini davacının alacağından mahsup edemez.
Davacıdan aldığı buğdayların ayıplı olduğunu ve davacıya kısmi iade faturası ile iade ettiğini kanıtlayamadığına göre iade faturasına konu bedelin alacaktan mahsup edilmesi mümkün değildir. Davalı davacıya un satıp teslim ettiğini savunmuşsa da bu savunmasını kanıtlayacak deliller sunmamıştır. Davalının alacaklı olduğu firma davacıdan farklı bir firma olup bu firmanın borçları davacının alacağından mahsup edilemez. Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.