Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/4645 E. 2011/15009 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4645
KARAR NO : 2011/15009
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :23/11/2010

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılardan …, …, … vekilleri ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalıların birlikte aynı işyerinde otomotiv alım satımı ile iştigal ettiklerini, müvekkillerinden davacı …’in davalılardan otomotiv satın aldığını ve karşılığında davalılardan … adına 10.000 TL bedelli bono tanzim edilerek verildiğini, bono bedelinin ödendiğini, sonradan davacı … tarafından davalılardan …’den 20.000 TL borç para alındığını ve 25.11.2009 vade tarihli 23.000 TL bedelli bononun verildiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine keşideci davacı … ve diğer davacılar tarafından cirolu, miktar kısmı boş bırakılan bononun düzenlendiğini, bono bedelinin 26.000 TL olarak kararlaştırıldığını, davalıların elinde bulunan tüm bonoların bedellerinin ödenerek teslim alındığını, ancak teslim edilen 26.000 TL bedelli bononun sahte olduğunun müvekkillerince farkına varılması üzerine davalılar tarafından yırtıldığını, bunun üzerine davalı …’nün dava dışı … adına imzalı 18.12.2009 tarihli adi yazılı belgede müvekkili davacı …’in borcunun kalmadığının ifade edildiğini, buna rağmen davalı … tarafından bedelsiz kalan ancak teslim edilmeyen bononun bedelinin 45.000 TL olarak doldurularak davacılar aleyhine icra takibine girişildiğini ileri sürerek takibe konu bono nedeniyle davacıların borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı …’in müvekkilinin eski müşterisi olduğunu, anılan davacının müvekkilinden satın almış olduğu araca karşılık 10.000 TL bedelli bono verdiğini, bunun yanısıra alınan ödünç paraya karşılık 26.000 TL bedelli ve diğer davacıların cirosu bulunan bononun verildiğini ancak sonradan bu bononun davacıya aynen iade edilerek 23.000 TL bedelli bono alındığını, bono bedellerinin ödendiğini, bonoların iade olunduğunu, ancak dava ve takibe konu bononun davacıların maddi sıkıntılarından dolayı müvekkili tarafından verilen ödünç para karşılığı alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, 18.12.2009 tarihli adi yazılı belge içeriği ve imzanın davalı … tarafından kabul edildiği, bu tarihten daha önce düzenlenmiş olan bononun düzenleme sebebinin yazılı delillerle ispat edilemediği, bu durumda anılan belgede yazılı ibra ifadesinin 45.000.TL bedelli bonoyu da içerdiği, davacı … yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer davacılar hakkında icra hukuk mahkemesi kararı ile takip durdurulmuş olduğundan dava açmakta hukuki yararları görülmediği gerekçeleriyle davacı … yönünden davanın kabulüne, takibe konu 45.000.-TL. bedelli bono sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerine, davacılar …, … ve … yönünden hukuki yarar yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılardan … takip alacaklısı olmadığı için aleyhine tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin bütün, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi