YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1426
KARAR NO : 2011/3360
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili müvekkilinin davalı …’den olan alacağına karşılık çek aldığını ve ibraz ettiğini, davalının ricası üzerine çekin arkasını yazdırmayarak işlemden kaldırdığını ve adı geçene verdiğini, ancak bu sırada cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu; davalının çekin keşide tarihini tahrif etmek suretiyle çeki tedavüle çıkarttığını ve diğer davalı … tarafından aleyhine icra takibine girişildiğini ileri sürerek çekten dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … yargılamaya katılmamış, diğer davalı … vekili müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının İcra Mahkemesi’ne yaptığı şikâyetin reddedildiğini, çekin diğer davalı …’e araç satımı nedeniyle alındığını ve tahrifatın müvekkilince yapılmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı …’in dava konusu çeki diğer davalı …’den aldığı, keşide tarihindeki değişikliğin İcra Mahkemesi’nce tahrifat sayılmadığı ve çekin bedelsizliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun (BK.) 53 üncü maddesine göre beraat kararları hakimi bağlamazsa da, ceza yargılamasında belirlenen maddi vakıalar ile mahkumiyet hükümleri hukuk davalarında dikkate alınmalıdır. Öte yandan İcra Mahkemesi’nce takip dosyası ile sınırlı olarak verilen karar da taraflar bakımından kesin hüküm teşkil etmez.
Dava konusu çek dava dışı ….. Ltd. Şti’nce düzenlenmiş olup, davalı …’in bu şirketin yetkilisi olduğu ileri sürülmüş, davacıdan sonra adı geçenin çeki bir kez daha ciro ettiği de çek metninden anlaşılmıştır. Adı geçen hakkında Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nce dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve temyiz incelemesinin tamamlanmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı …’in ceza mahkemesindeki savunması ve çekteki tarih düzeltmesi üzerinde durulmak ve ceza yargılaması sonunda verilen hükmün kesinleşmesi de beklenerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.