Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5583 E. 2011/3458 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5583
KARAR NO : 2011/3458
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın TTK’nun 25/3.ve 4.maddeleri uyarınca hak düşürücü süre yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin gazete ve matbaa işleri ile uğraştığını ve davalı ile baskı makinesi alımı hususunda anlaşmaya vardıklarını, ancak davalının makine hakkında müvekkiline yanlış ve yanıltıcı bilgiler verdiği, makinenin özelliklerinin gizlendiği ve gerekli eğitim verilmeden müvekkilinin istediği özellikleri taşımayan makineyi satın almak zorunda kaldığını ve bedelin tamamen ödendiğini,malın taahhüt edilen süreden (2) ay gecikme ile müvekkiline teslim edildiğini, ancak makinenin verimli çalışmadığını, baskı süresinin çok uzun zaman aldığını, ayrıca renkli film çıktılarının hatalı olduğunu renklerin çakıştığını, durumun davalıya bildirilerek malın geri alınmasının istendiğini, yapılan yazılı ve sözlü başvurulara rağmen bundan sonuç alınamadığının davalıya 18.12.208 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, davalının karşı ihtar ile müvekkilinin taleplerini reddettiğini, bunun üzerine dava açma zarureti doğduğunu belirterek malın davalıya iadesi ile ödenen bedelin faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma yetkisinin müvekkilinin ikametgahı mahkemesi olan Bakırköy’e ait olduğunu, ayrıca davacının dava konusu ürünü üretici firma olan yabancı merkezli ….’den satın aldığını, müvekkilinin adı geçen firmanın Türkiye temsilcisi de olmayıp sadece, ondan mal ithal ettiğini, davadışı yabancı firma ithalat prosedürünü aşmak için müvekkili firmanın elinde hazır bulunan makinenin davacıya teslimini istemesi üzerine de müvekkilinin teslimatı yaptığını, davacının süresi içinde TTK’nun 25/3.maddesi uyarınca ihbarda bulunmadığını, davacının malı 19.08.2008 tarihinde satın alıp ihbar tarihinin ise 19.12.2008 olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında baskı makinesi alımı hususunda ticari ilişki olduğu ve malın 1908.2008 tarihinde davacı alıcıya teslim edildiği davacının TTK’nun 25/4.maddesi uyarınca gerekli inceleme ve muayeneyi yaptırıp açık ayıplar için (2) gün gizli ayıplar için ise (8) gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerekirken, 02.09.2008 tarihinde mektuplar 18.12.2008 tarihinde ise noter ihtarı ile ayıp ihbarında bulunduğu, ihbarın süresi içinde olmaması nedeni ile hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık satıma konu baskı makinesinin ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı şirket yetkilisi tarafından davalı tarafa 02.09.2008 tarihli bir şikayet mektubu yazıldığı, davalı tarafından da 03.09.2008 tarihinde davacı tarafa e-mail ve aynı içerikli faks çekildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece bu e-mail ve faks metni üzerinde durulup, değerlendirilme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.