YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1542
KARAR NO : 2011/12052
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, … Yapı Malzemeleri temsilcisi… ile bazı inşaat malzemeleri alımı konusunda anlaştıklarını, malzemelerin ön ödemesi için dava konusu çeki, alınacak malların ticari piyasa şartlarına uygun, normal, kusursuz ve kaliteli mal siparişi kaydıyla verdiğini, ancak gönderilen malların piyasa fiyatlarının çok üzerinde ve kalitesiz mal olması nedeniyle satışı durdurduğunu, malları iade edip yerlerine başka mal gönderilmesi yönündeki girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalıya borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının iddiasına göre malları satan firmanın dava dışı … Yapı Malz. San.ve Tic.Ltd.Şti., alıcının ise dava dışı … İnşaat ve İnşaat Malz. Mobilya Tekstil San ve Tic.Ltd Şti olup, malların ayıplı ve fiyatlarının fahiş olduğu hususundaki iddiaların malları alan şirket tarafından ileri sürülmesi gerektiği, bu nedenle davacının aktif dava ehliyeti olmadığı, ayrıca davacının dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığı,alınıp, infaz edilen tedbir kararı ile icra veznesine yatırılan bedelin ödenmesinin durdurulduğu gerekçesiyle davanın reddine,1.472,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan aldığı malların kalitesiz olması nedeniyle iade edildiğini, mallarla ilgili olarak verilen çekin karşılıksız kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece davacının menfi tespit davası yönünden aktif dava ehliyeti bulunmadığı, aktif dava ehliyeti bulunsa bile davacının iddiasını esastan ispat edemediği gerekçesiyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiştir.
Davanın usulden reddi ile esastan reddinin hukuki sonuçları farklıdır. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA , bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.