YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4338
KARAR NO : 2011/13085
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelenmesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Yapı Beton Ltd. Şti. ile mal alımı için 25.04.2007 tarihinde satış sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşme ile, müvekkilinin satın alacağı mallara karşılık Bank … AŞ. … Şubesi 9989080 nolu 06.08.2007 tarihli 20.000. TL’lik çeki davalıya keşide ederek verdiğini, davalının çeki aldığı halde sözleşmede belirtilen tarihlerde teslim etmediğini, çeki kötüniyetli olarak diğer davalı … şirketine cirolayarak verdiğini karşılığında nakit para aldığını, bu çekin bedelsiz olduğunu, davalı … şirketinin yönetmeliğin 22/2 maddesine uygun olarak işlem yapmadığını ileri sürerek çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Yapı Beton Ltd. Şti. vekili davaya konu çekin davacıya verilecek mal karşılığında alınan çek olduğunu, bu tür senetleri banka ve kuruluşlara ciro ve temlik ederek finansman temin ettiklerini, davacıya teslimi taahhüt edilen malların teslim edilemediğini belirterek davacının defter incelemesi sonucu tespit olunacak tutar üzerinden müvekkile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Diğer davalı … şirketi vekili dava konusu çekin davalı yanca 18.05.2007 tarihinde ciro edildiğini, karşılığında kredi kullandırıldığını, bu çekin faturası görülüp dosyasına alınmadan kredi kullandırılmasının sözkonusu olmadığını, davalı … Yapı’nın 30.04.2007 tarihli fatura alacağını belgeleyerek kredi kullandığını, davacının 05.07.2007 tarihinde taksitlendirme protokolü yapacağını söylediği halde sözünde durmadığını, müvekkilinin 09.07.2007 tarihinde ihtiyati haciz kararı aldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, 25.04.2007 tarihli satış sözleşmesi, bilirkişi raporu, defter kayıtlarına göre, davacının davalı … Yapı Beton Ltd. Şti. yönünden davasının kabulüne, Bank … … Şubesi 4989080 nolu, 06.08.2007 keşide tarihli 20.000. TL bedelli çekten dolayı davacının bu davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı … şirketi yönünden bedelsizlik iddiasının şahsi def’i olup, TTK 599 maddesine göre hamilin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık, borçlu (alıcı) davacının satıcısına (önceki alacaklı) karşı ileri sürebileceği def’ileri, alacağı temlik alan davalı … Finansal Hizmetleri AŞ.’ye karşı da ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
10.10.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Finansal Kiralama Factoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik”in 22/2 maddesine göre; “Factoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilmeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler.”
Somut olayda davalı … şirketi ile diğer davalı … Yapı Beton Ltd. Şti. arasında anılan yönetmelik hükmüne uygun biçimde factoring sözleşmesi düzenlendiği, mal ve hizmet satışından doğduğu belgelendirilen çeke bağlanmış alacağın temlik alındığı anlaşılmaktadır.
Factoring Sözleşmesi 818 Sayılı Borçlar Kanunun’da tip sözleşme olarak düzenlenmemiş, ancak temelinde alacağın temlikini içeren birden fazla tip sözleşmeyi bünyesinde barındıran karma nitelikli atipik bir sözleşme türü olarak ortaya çıkmıştır. Hal böyle olunca, Borçlar Kanunu’nun 167/1. maddesi uyarınca borçlu, temlike vakıf olduğu zaman, temlik eden önceki alacaklısına karşı ileri sürebileceği def’ileri temlik alana karşı da (somut olayda davalı … şirketi) ileri sürebilir. Anılan yönetmeliğin 22/2. maddesi uyarınca dava konusu çek kapsamındaki alacağın bir mal veya hizmet satışından kaynaklandığının fatura yada benzeri belgelerle tevsik edilmesi hususu kamu hukuku karakterli emredici nitelikte bir mevzuat hükmü olduğundan re’sen gözetilmelidir. Bunun sonucu olarak factoring sözleşmesine konu edilen alacak yönünden, kambiyo hukukundaki mücerretlik ilkesi, belirtilen yönetmelik hükmü karşısında ortadan kalkmış olacağından somut olay bakımından TTK 599. maddesi hükmünün uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Bu ilkeler çerçevesinde, somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacı (borçlu) (alıcı ), davalı temlik eden durumundaki önceki alacaklı (satıcı) … Yapı Ltd. Şti’ne ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak dava konusu çeki verdiğini, ancak kendisine mal teslim edilmediğinden çekin karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı (temlik eden-satıcı) … Yapı Beton Ltd. Şti. de avans olarak aldığı dava konusu çek karşılığında teslim etmesi gereken malları teslim edemediğini savunmalarında belirtmiştir.
Bu durumda alıcı ile satıcı arasındaki satış ilişkisinde dava konusu çekin avans olarak verildiği, fakat karşılığında mal teslim edilmemiş olduğu alıcı ve satıcının karşılıklı beyanlarından anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, avans olarak verilen çek karşılığında mal teslim edilmediğinden çek karşılıksız kalmış olup, davacı borçlu bundan dolayı önceki alacaklısına karşı, bu çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini isteyebileceğine göre 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 167/1 maddesi uyarınca bu hususu def’i olarak temlik alan durumundaki davalı … şirketine karşı da ileri sürebilir.
Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hükmün kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.